#BaşkaTürlüMeksika

Detaylar

oaxaca kapak

 

Seyahat etmenin en keyifli olduğu ülkelerden Meksika'ya çok özel bir zamanda, Ölüler Günü Festivali'nde harika bir program hazırladık. Peki Ölüler Günü'nde #BaşkaTürlüMeksika nasıl bir seyahat olacak kısaca bahsedip sonra da detaylara geçelim.

Ölüler Günü'nde çiçekler ve mumlarla dekore edilmiş mezarlıklarda şarkılar eşliğinde başlayıp sokaklarda kuru kafalar, catrinalar eşliğinde karnavallar ile devam edeceğimiz seyahatimizde lezzet turu ile avokadodan tacoya, kakaodan mezcale uzanan birçok yerel lezzeti tadarak Meksika mutfağının altını üstüne getireceğimiz. Ardından kristal gibi berrak cenote sularında yüzüp turkuaz Karayip denizinde dünyanın en güzel resiflerinden bazılarına tanıklık etmek için koy koy gezerek, kuş sesleriyle uyandığımız çiftlik evleri haciendalardan okyanusa koştuğumuz glamping konaklamalarına mest olacağız. Rengarenk kafeler, restoranlar ve sanat galerileri ile dolu, dünya mirası listesine girmiş tarihi kolonyal şehirlerden dünya harikası piramitlere Azteklerin ve Mayaların izini sürüp Meksikalıların neşeli mariachi şarkılarına eşlik edeceğiz. Chichen Itza'da Maya tarihini gece vakti ışıklı bir gösteri ile izleyip şamanik bir Maya ayini ile içimizdeki kötü enerjileri atacağız. Hepsinin ötesinde seyahatimizin merkezine sıcakkanlı Meksikalıları koyacağımız #BaşkaTürlü bir Meksika seyahatine hazır mısınız?

Başlangıç: İstanbul'dan Meksika'ya uçuş

Seyahatimiz Türk Hava Yolları'nın direkt seferi ile İstanbul'dan Mexico City'ye uçarak başlıyor. Yolculuk sırasında Ölüler Günü ile ilgili bir animasyon yapım olan ve Meksika kültürünü yakından tanımamızı sağlayacak "Coco" filmini tavsiye ediyoruz. Hatta bu filmi izlemeden Meksika’ya inmiş olmayın mümkünse :) Filmin uçuş sırasında oturduğunuz koltuğunuzun eğlence sisteminde de yer aldığını hatırlatalım.


1. Gün: Mexico City

mex zocalo kapak

 

Sabah çok erken saatlerde başkent Mexico City'ye indikten sonra otelimize yerleşip Mexico City gezimize başlıyoruz. Meksika'yı bir güneş sistemi gibi düşünecek olursak Mexico City için bu sistemin güneşidir diyebiliriz. Bu sebepten yüz yıllar önce Azteklerin kurduğu şehrin her köşesinden tarih, sanat ve kültür fışkırıyor. Şehirde 150'den fazla müze olduğunu söylersek ne demek istediğimiz anlaşılacaktır.


Meksika'da ana meydanlara Zocalo deniliyor ve her şehirde bir Zocalo meydanı var. Biz de şehri bur meydandan tanımaya başlayalım istedik. Bu bölgenin en büyük özelliği geçmişte Aztek İmparatorluğu'nun başkenti olan Tenochtitlan şehrinin merkezi olması. Hatta Aztekliler burayı dünyanın da merkezi olarak kabul ediyorlardı. Meydanın hemen yanında bulunan Templo Mayor şehrin ana tapınağıydı. Bugün bu tapınağın kalıntıları halen Zocalo Meydanının yanında görülebiliyor.

 

Meydanı gezdikten sonra öğle yemeğimiz için Templo Mayor harabelerini gören güzel bir teras restoranda yerimizi ayırttık bile. Öğle yemeği sonrası kültür yürüyüşümüze başlıyoruz. Metropolitan Katedrali ile başlayan yürüyüş Güzel Sanatlar Sarayı, Plaza Garibaldi ve şeffaf duvarları arasında kaybolacağımız, bilgeliğin tapınağı Vasconcelos mega kütüphanesi ile devam edecek. Kültür yürüyüşümüz Palacio Nacional ile son bulacak. Palacio Nacional’de bulunan mural yani duvar resimlerine bayılacağınıza eminiz. Meksika tarihinin tasvir edildiği bu müzedeki eserler bazı sanat severler tarafından dünyanın en iyi muralları olarak kabul ediliyor. Bu resimlerden en meşhuru Meksika'da mural hareketini kuran kişi olarak bilinen Diego Rivera'ya ait. Birçok insan kendisini Frida Kahlo'nun eşi olarak biliyor. Diego Bey'in sanat eserlerini gördükten sonra eski eşi Frida Kahlo'nun geçmişte yaşadığı ve çalışmalarını yaptığı şu anda müze olan evi görmek için şehrin diğer yakasına gidiyoruz.

Ev ziyareti sonrası Mexico City'de güneşi batırmış olacağız. Yine özel bir akşam yemeği sonrası otelimize döneceğiz. Çünkü ertesi gün harika deneyimler bizi bekliyor.

 

 

2. Gün: Teotihuacan

 

teotihuacan thumbnail 2

Kahvaltı sonrası otelimizden ayrılıp 2300 yıllık tarihe ev sahipliği yapan Teotihuacan antik şehrine hareket ediyoruz. Bu şehrin kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmiyor. Ancak Aztekler öncesi Orta Amerika'nın en büyük kentiymiş kendisi. Kent o kadar eski ki Aztekler o tarihten 1000 yıl sonra geldiklerinde bile harabe halindeymiş. Bu devasa şehri gezip piramitlerine tırmandıktan sonra öğle yemeğimizi buraya yakın yerel bir restoranda yiyeceğiz. 

Teotihuacan gezisi sonrası havalimanına hareket ediyoruz. Çünkü sırada bu seyahatin en sabırsızlıkla beklenen deneyimi olan Ölüler Günü  kutlamalarının en renkli geçtiği şehir olan Oaxaca'ya uçuşumuz var. Meksika'nın gastronomi başkentlerinden olan Oaxaca'da geleneksel lezzetlere doyduktan sonra tarihi şehir merkezindeki otelimize dinlenmeye çekileceğiz. Yarın rengarenk Oaxaca sokakları ve kutlamalar bizleri bekler.

 

3. Gün: Oaxaca

 kapak oaxaca 2

 

Oaxaca'daki ilk sabahımıza bu tarihi kolonyal şehrin sokaklarını adımlayarak başlıyoruz. Burası o kadar eski bir şehir ki MÖ 11 bin yıl öncesine ait yaşam izleri bulunmuş. Aztekler Oaxaca'ya 1500'lü yıllarda gelmişler. Yine aynı dönemde İspanyollar bölgeyi ele geçirmiş ve böylece kolonyal dönem başlamış. Şehirde kiliseler, müzeler, sanat galerileri, kafeler ve bolca restoran var.Bu yüzden eski şehiri keşfetmenin en iyi yolunun yürümek olduğunu düşünüyoruz. Rotamızda Zocalo Meydanı, Oaxaca Pazarı, Espacio Zapata adında harika bir galeri var. Ölüler Günü Festivali nedeniyle kostümlü insanlar, sunaklar, kuru kafalar ve çiçeklerle donatılmış rengarenk bir şehir göreceğiz. Tabii Aztek lezzetleriyle tanışacağımız bir öğle yemeğimiz de olacak.

 

Bu renkli yürüyüşten sonra bir Ölüler Günü ritüeli olan mezarlıkta bir gece randevumuz var! Tabii öncesinde geleneksel Meksika lezzetlerine doyacağız. Peki nedir bu Ölüler Günü? Bir Cadılar Bayramı etkinliği olmadığı kesin. Bu kutlamanın kökleri bundan binlerce yıl öncesine Aztek ve Toltek medeniyetlerine kadar uzanıyor. Bu medeniyetler ölen sevdiklerinin arkasından ağıt yakmak yerine yılın belirli günlerinde onları hatırlamayı, mezarlarını ziyaret etmeyi ve onlara yiyecek sunmayı tercih etmişler. Bu gelenek günümüze kadar gelmiş ancak Hristiyanlığın yaygınlaşmasıyla beraber festival bu inançtan da etkilenmiş.

 

Havanın kararmasıyla birlikte biz de bu unutulmaz deneyim için Xoxocotlan mezarlığına doğru hareket edeceğiz. Mezarlıkta yalnız olacağımızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz çünkü birçok Meksikalı ve kaybettikleri sevdikleri de bizimle birlikte mezarlıkta olacak. Meksika inanışına göre bu gece ölen sevdiklerinin mezarlıklara geri dönüyor. Buradaki sıra dışı atmosfere çok şaşıracaksınız çünkü bir festival havası bizleri bekliyor. Ölmüşlere sunulan turuncu çiçekler, mumlar ve yiyeceklerle dekore edilmiş bir mezarlıkla karşı karşıyayız. Etrafta mariachi müzikleri yapan, şarkı söyleyen ve yiyip içen görmek oldukça normal. Bu unutulmaz deneyim sonrası otelimize geri döneceğiz ancak merak etmeyin kutlamalar yarın da devam edecek.

 

 

4. Gün: Oaxaca

 

Kahvaltı sonrası kendimizi yine kuru kafalar ve sunaklar ile donatılmış Oaxaca sokaklarına atacağız ama önce yüzlerimizi boyayıp Catrina olmamız gerek. Catrina iskelet şeklinde bir kadın figürü ve Meksika'da Ölüler Günü'nün simgesi olarak kullanılıyor. Biz de kendi seçtiğimiz figürler ile sokak sanatçılarına yüzümüzü boyatıp bir Meksikalı gibi Oaxaca gezimize devam edeceğiz. Rotamızda Santo Domingo kilisesi ve hemen yanındaki Oaxaca Kültürler Müzesi var. Müzede Meksika'nın İspanyollar öncesi ve sonrası tarihi hakkında bilgiler alacağız.

Şehir gezisi sonrası artık Başka Türlü Macera'nın klasikleşen deneyimi, lezzet turuna başlayabiliriz. Oaxaca'nın Meksika'nın gastronomi şehirlerinden biri olduğundan hatta bunların başında geldiğinden bahsetmiştik. Meksikalı lezzet uzmanımızla birlikte şehrin turistik olmayan birçok yerel lezzet noktasını gezip Oaxaca yemeklerini tadacağız. Yalnızca tatmakla kalmayıp bu yemeklerin içeriği ve tarihi hakkında da bilgiler alacağız. Lezzet yürüyüşü sırasında bir mezcal atölyesini de gezip hem mezcalin yapım aşamalarını görüp hem tadım yapmak da deyim yerindeyse bu pastanın üstündeki çilek olacak. Her ne kadar Meksika tekila ile meşhur olsa da mezcal aslında Meksika'da daha popüler bir içecek. Ayrıca kokteyllerde de bolca kullanılıyor. Oaxaca aynı zamanda bir kakao şehri. Ama kakao Meksika'da yalnızca tatlı olarak kullanılmıyor bu yüzden kakao ile yapılan yemeklere ve sıcak çikolataya bayılacaksınız.

Lezzet yürüyüşünü tamamlayıp öğleden sonra çok seveceğiniz bir botanik bahçesi koyduk programa. Bahçede daha önceden görmediğiniz egzotik yerel bitkileri görüp hakkında bilgiler alacağız. Ölüler Günü kutlamalarına devam etmek için kendimizi şehir merkezinde yükselen Meksika müziklerine, çeşitli grupların kostümler ile yürüyüşlerine bırakmamak için bir sebep yok değil mi? Oaxaca'da gündüz aktivitelerimizi bu şekilde tamamlayıp akşam tekrar dışarı çıkacağız. Yemek için seçtiğimiz restoranın yalnızca atmosferi değil kokteylleri de harika. Akşam yemeği sonrası sokaklarda yine keyifli bir yürüyüş bizi bekliyor. Oaxaca'nın hakkını vermiş olmanın gururuyla son gecemizi geçirmek için otelimize geri döneceğiz.

 

 

 5. Gün: Merida


izamal kapak

 

Ölüler Günü kutlamalarına doyduktan sonra Meksika seyahatimizin sıradaki durağı Merida için havaalanına doğru yola koyulacağız. Merida İspanyolların Meksika'yı ele geçirmesinden sonra Yucatan yarımadasının kültürel merkezi olmuş. Tahmin edebileceğiniz gibi kolonyal merkezi renkli binalarla dolu keyifli bir şehir. Müzeler, katedraller, açık pazarlar, kahve kokan kafeler ve harika lezzetler sunan restoranlardan bolca bulunuyor. Meksika'nın en keyifli yanlarından biri de her bölge değiştirdiğinizde karşınıza bambaşka lezzetler çıkması.

 

Şehri gezdikten sonra sıra Merida mutfağıyla tanışmaya gelecek. Öğle yemeğimiz için bölge mutfağını yansıtan bir restoran seçtik. Hatırlatalım, Başka Türlü Macera seyahatlerinde turistik, açık büfe yemek noktalarını kullanmıyoruz. Her bölgenin en özel mutfağını araştırıp yemekleri deneyime dönüştürmeye önem veriyoruz. Midelerimizi Merida mutfağıyla şenlendirdikten sonra Meksika kahvesi bizi çağırıyor. Şehrin en güzel kahvelerinden birini yapan bir kafede kahve molamız var.  

 

Merida'nın rengarenk sokaklarında kaybolup adım atılmadık yer bırakmadıktan sonra dinlenmek için haciendamıza çekildikten sonra bol tacolu bir akşam yemeğimiz var. Yaklaşık 200 yıllık kolonyal bir çiftik evi olan haciendada konaklamak her birimiz için unutulmaz bir deneyim olacak. 

 

6. Gün: Chichen Itza, Cenoteler: Ik Kil ve Dzitnup


chichen itza kapak

 

Bu sabah kahvaltı sonrası yönümüzü tarihini öğrenip hakkındaki hikayeleri dinlemek için Dünyanın Yeni 7 Harikası'ndan biri olan Chichen Itza'ya çevireceğiz. Antik kent oldukça büyük ve hikayelerle dolu olduğu için yarım günümüzü burada geçireceğiz. Öğle yemeği sonrası en sevdiğimiz deneyimlere yaklaşıyoruz, cenoteler!

Bundan 30 milyon yıl önce Meksika'nın Yucatan yarımadasına isabet eden meteorlar bu bölgede birçok çukurlar oluşturdu. Bu çukurların içi zamanla su ile doldu ve kireçtaşı yapılı çukurlar daha da büyüyerek cenoteler hatta mağaralar meydana geldi. Peki burada nasıl deneyim yaşayabiliriz diye merak edebilirsiniz. Bu yapıların içini dolduran kristal mavi tatlı sular hem harika bir manzara sunuyor hem de bu sularda yüzmek inanılmaz keyifli. Belki de cenoteler Meksika'da en keyif alacağınız deneyim olabilir. Yarımada içinde yaklaşık 6000 tane cenote bulunuyor. Biz sizin için en güzel 10 cenotenin listesini çıkarıp tek tek keşif yapıp en güzel 4 tanesi programa koyduk. Bugünkü programımızda bunlardan 2 tanesine, Ik Kil ve Dzitnup adlı cenotelere gideceğiz. İlerleyen günlerde başka cenoteler de olacak rotamızda.


Tüm öğleden sonramızı cenotelere harcayıp ferahladıktan sonra nefes kesen bir deneyim daha bizleri bekliyor; yaşayacağız; Chichen Itza harabelerine gece gezisi. Evet hava karardıktan sonra Chichen Itza'ya gitmekten bahsediyoruz. Antik şehrin en görkemli piramiti Kukulcan üzerinde Maya hikayelerinin betimlendiği harika bir lazer ışık gösterisine katılacağız. Tulum'dan önceki son gecemizde Chichen Itza'nın çok yakınındaki otelimize misafir olacağız.

 

 

 

7. Gün: Cozumel Adası

cozumel kapak

 

Tulum'daki ilk günümüzde Karayip Denizi bizleri çağırıyor. Deniz kenarında bulunan glamping konaklamamız seyahatimizin öne çıkan deneyimlerinden biri. Glamping kelimesi İngilizce "glamorous" ve "camping" kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Yani lüks bir kamp gibi düşünebilirsiniz. Odalar tekli çadırlardan oluşuyor ve içi birçok otele göre çok daha konforlu. Seyahatin kalan 3 gecesinde bu kampta konaklayacağız. 

 

Okyanus kokusu ve dalga sesine kavuştuğumuz bir sabahın ardından tropikal meyveler eşliğinde bir kahvaltı ile Tulum günlerimiz başlatıyoruz. Bugün maviye doyacağımız bir gün olacak. Çünkü dünyanın en iyi resiflerinden birine ev sahipliği yapan Cozumel adasına gideceğiz. Playa del Carmen'den kalkan özel teknemizle Karayip denizine doğru açılacağız. Yarım saatlik yolculuk sonrası adaya ulaşıyoruz ancak biz adanın sakin ve turkuaz koylarının bulunduğu arka kısmına doğru yolculuk edeceğiz bu yüzden 1 saat sonunda ilk yüzme ve şnorkel molamızı veriyoruz. Yaklaşık 4 saat süreyle koy koy gezip mavinin elli tonuna ve harika resiflerle dolu su altına tanık olacağız. Akşam Playa del Carmen'e dönünce Tulum mutfağı ile tanışıp arkasından alışık olduğumuz mezcal kokteyleri eşliğinde Playa del Carmen gece hayatı ile devam edeceğiz.

8. Gün: Tulum Harabeleri, Grand Cenote, Cenote Azul, Temazcal Töreni

cenote azul kapak

 

Yemek, doğa, tarih ve kültür hepsinin bir araya geldiği Yucatan yarımadası bize göre Meksika'nın en keyifli bölgesi. Bugün Tulum harabeleri ile güne başlayalım istedik. Mayalardan günümüze kadar kalmayı başarmış 800 yıllık bu harabelerin en ilginç kısmı masmavi Karayip denizinin hemen yanında olması. Dalga sesleri eşliğinde harabelerin hikayelerini dinleyip öğle yemeği sonrası cenote keşfi için yönümüzü önce Grand Cenote'ye daha sonra Cenote Azul'e çevireceğiz. Mavi yeşil berrak sularıolan bu iki cenoteden çıkmak istemeyeceksiniz. GoPro'nuzu yanınıza almayı unutmayın çünkü cenotelerin dışı kadar su altı da çok fotojenik.


Günün son deneyimi yine #BaşkaTürlü olacak cinsten. Kötü enerjinizi atmaya hazır olun, şamanik bir Maya ayinine katılacağız. Negatif enerjilerden arınıp rahatladığımıza göre akşam yemeği için Tulum sahillerine çıkabiliriz. Meksika'da yemekler o kadar lezzetli ki günde 3 öğün biraz yetersiz kalıyor aslında, günde 5 öğün yemek daha mantıklı sanki :)

 


9. Gün: Plaj Keyfi

plaj thumbnail

 

Meksika'da o kadar çok yer gezip deneyim yaşadık ki son günümüzü de harika atmosferi olan glamping otelimizde ve plajında geçirelim istedik. Hem Türkiye'ye dönüş öncesi enerji depolamış olacağız hem de seyahatte yaşadığımız deneyimleri sindireceğiz. İşte #BaşkaTürlüMeksika böyle bir şey :)

10. Gün: Türkiye'ye dönüş

Sabah erken saatlerde özel aracımızla 1 saat mesafedeki Cancun uluslararası havalimanına ulaşıp yine Türk Hava Yolları' nın aktarmasız uçuşu ile İstanbul uçağında yerimizi alacağız.

Uçuş

ucus 2020 28 ekim meksika

Rota

 

rota
 


 

 

Program

 

program 2020 meksika ekim 28

* Programımızın şartlar doğrultusunda değişebileceğini belirtelim. 

 

Konaklama

Konaklamanın da bir deneyim olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden kalacağımız yerleri özenle ve şehir merkezinde olacak biçimde seçiyoruz. Meksika'da kalacağımız tüm otellerin bir karakteri var. Kimisi 18. yüzyıldan kalma bir çiftlik evi kimisi okyanus kıyısında lüks bir kamp çadırı.  

 

otel 2020 meksika 28 ekim

 

*Otellerimizin şartlar doğrultusunda değişebileceğini belirtelim.


 

 

Yemek

 yemek 2020

Vize

 
2020 vize

Deneyimler

deneyimler 2020

Ücret

ucret 2020 28 ekim meksikaodeme plani 2020 28 ekim meksika

Kaydol

Bu geziye katılmak için lütfen aşağıdaki formdan bilgilerinizi giriniz. 
 
 
 
btm ltd tursab logo

Hatırlatmalar

hatirlatmalar 2020

İptal ve İade

 

İptal ve İadeler konusunda Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği'ne bağlı bir şekilde hazırlanan Satış Sözleşmesine uymakla yükümlüyüz.

 

Bize yazılı olarak bildirmek kaydıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilirsiniz.

 

1. Seyahatin başlamasından en az 30 gün önce yapılan iptal bildirimlerinde, ödenmesi zorunlu vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülüklerden doğan masraflar hariç olmak üzere, herhangi bir kesinti yapılmaksızın ödemiş olduğunuz bedeli size 14 gün içerisinde iade ediyoruz.

 

2. Seyahatin başlangıcına 30 günden az kalan iptal taleplerini maalesef kabul edemiyoruz. Böyle bir durumda tur bedelinin tamamını sizden alıyoruz ancak elinizde olmayan sebeplerden (bunlara mücbir sebepler deniliyor) dolayı seyahati iptal etmek durumunda kaldıysanız, yapmış olduğunuz ödemenin iadesi için adınıza yaptırdığımız Güvence Paketi'ne başvurup sigorta aracılığıyla iade başvurusunda bulunabilirsiniz. Sigorta şirketi başvurunuzu inceleyecek ve size bu konuda geri dönüş yapacaktır.

 

Size göndereceğimiz satış sözleşmesinde bu konular hakkında daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.