#BaşkaTürlüMeksikaKüba

Detaylar

 

meksika kuba kapak 

 

Çok sevdiğimiz #BaşkaTürlüMeksikaKüba seyahatimize bir yenisini daha ekledik. Birbirinden keyifli deneyimlere yer verdiğimiz bu programda ne tür deneyimler yaşayacağız, nasıl bir seyahat olacak özetle bahsedip sonra detaylara geçelim.

 

Maya ve Aztek tarihine ışık tutan piramitlere tanıklık edip, sokaklarından müzelerine Küba devriminin izlerini süreceğiz. Mexico City'nin sanat, tarih ve lezzet temalı yürüyüşüne karşılık Küba'da mojito yapımının sırlarını öğrenip en lezzetli daiquirileri içeceğimiz keşifler de var. Kristal berrak cenotelerden beyaz kumsallara ve turkuaz sulardan rengarenk resiflere, Meksika ve Küba'da koy koy gezmeye hazır olun! Kimi zaman kolonyal bir casa'da kimi zaman tarihi bir çiftlik evinde kaldığınızı, bazen de lüks bir kamp çadırında uyanıp okyanusa koştuğunuzu hayal edin. Bu seyahatte konaklamalar başlı başına birer deneyim. Havana roof top'larında salsa yaparken Meksika'da şamanik Temazcal ayinine katılmak unutulmaz bir kültürel deneyim olacak. Meksika'da gurme restoranlar, tasarım kafeler ve sanat galerilerine ev sahipliği yapan dünya mirası kolonyal şehir sokaklarını adımlarken Küba'nın rengarenk caddelerini klasik Amerikan arabalarıyla gezmekten çok keyif alacağınıza eminiz. Hepsinin ötesinde merkezine sıcakkanlı Meksikalı ve Kübalıları koyacağımız yine #BaşkaTürlü bir seyahat olacak.

 

Başlangıç: İstanbul'dan Küba'ya uçuş

 

Türk Hava Yolları'nın direkt seferi ile İstanbul'dan Havana'ya uçarak #BaşkaTürlüMeksikaKüba seyahatini başlatacağız. Yolumuz uzun olduğuna göre okumak için Jose Canton Navarro'nun "Küba Tarihi"ni, izlemek içinse Netflix yapımı 8 bölümlük "The Cuba Libre Story" belgeselini tavsiye ediyoruz. Meksika kültürünü biraz anlamak için, eğer hala izlemediyseniz eğlenceli bir animasyon olan "Coco" filmini de mutlaka izleyin deriz.

 

1. Gün: Havana

 

1600xhavana kapak

 

Havana güne yeni başlarken biz de Küba topraklarına ayak basmış olacağız. Deneyim dolu bir gün bizleri bekliyor. Kalacağımız casa'ya yerleştikten sonra sabah saatlerinde Partagas Puro Fabrikası'nda ülkenin en meşhur ihracat ürünün nasıl yapıldığını kendi gözlerimizle görüp, Küba'yı anlamak için kendimizi Eski Havana sokaklarına ve şehrin nabzının attığı meydanlara atacağız. Bu eskilerde bir kale-şehir olan Havana'nın yıllar içerisinde geçirdiği değişime kendi gözlerimizle şahit olmanın en iyi yolu.

 

Öğle yemeğimizi otantik bir Küba paladar'ında yiyip, soluğu Devrim Müzesi'nde alacağız. Küba yakın tarihinde neler yaşandığını, devrimin ne hüzünlü aşamalardan geçtiğini tüm çıplaklığıyla gördükten sonra sıra klasik Amerikan arabalarıyla şehri selamlamada. Önce şehirde keyifli bir tur atacağız ardından Devrim Meydanı'nda mola vererek meşhur fotoğraf karelerini çektirdikten sonra araçlarımızı şehrin en özel noktalarından Hotel Nacional'in önüne parkedip, Karayip Denizi'ne karşı mojitolarımızı yudumlayacağız.

 

Akşamüzeri Havana'nın ikonik ulaşım araçlarından biri olan sarı renkli, yuvarlak "coco taksilere" binip Havana'nın salaş teraslarından birine "kendi mojitomutuzu yapmaya" gidiyoruz. Başka Türlü Macera elbette sizleri düşündü! Seyahatten aylar sonra evinizde arkadaşlarınıza kendi yaptığınız mojitoyu ikram edip 'nerede öğrendin bu kadar iyi mojito yapmayı?' diye soranlara vereceğiniz cevabı şimdiden söylüyoruz; 'tabii ki Küba'da'. Sonrasında da sıra "salsa dersimize" gelecek. Salsa önemli çünkü akşam yemeğini şehrin en güzel roof-top'larından Casa Alta'da yedikten sonra gideceğimiz Fabrica de Arte Cubano'da müzikler çalınca bu figürlere ihtiyacınız olacak.

 

 

2. gün: Havana, Santa Clara ve Trinidad

 

santa clara

 

Bugünkü ilk durağımız olan Santa Clara, Küba tarihi için oldukça özel bir şehir. Küba Devrimi sırasında 1958 yılı Aralık ayında Ernesto Che Guevara komutasındaki 26 Temmuz Hareketine bağlı birlik Batista askerlerine karşı savaşarak Santa Clara kentini ele geçirir ve şehrin düşmesinden 12 saat sonra diktatör Batista Küba'dan kaçar. Böylece Fidel Castro birlikleri tüm ülkede kesin zafer kazanmıştır. Santa Clara Muharebesi de Küba Devrimi'nin son savaşı olarak bilinir.  

 

Aslen Arjantinli bir doktor olan ve yaşamını Bolivya'da yine emperyalizme karşı savaşırken kaybeden Ernesto Che Guevara'nın naaşı da Küba Devrimi'ne yaptığı büyük katkıların anısına bu şehirde inşa edilen mozoleye yerleştirilmiş. Küba'ya kadar gelip de devrimin muhtemelen en meşhur figürüne ait mozoleyi görmeden dönmek olmaz elbette.

 

Bugünkü ikinci durağumuz Küba'nın yaşayan müzesi olarak da bilinen Trinidad. Kalacağımız casa'ya yerleştikten sonra önce La Botija'da yemeklerimizi yiyip renkli evlerin, müzik dolu sokakların olduğu kolonyal bir kasaba olan Trinidad'ın merkezinde keyifli bir yürüyüş yapacağız. Ardından Küba lezzetlerine doyacağımız San Jose restoranda akşam yemeğimizi yiyerek Kübalıların sokağı yaşamayı neden bu kadar sevdiklerin tam yerinde anlamak için Casa de la Musica'ya dans etmeye gideceğiz.

 

3. gün: Cienfuegos - Domuzlar Körfezi

 

trinidad kapak

 

Küba'daki son günümüzde başkent Havana'ya dönüyoruz. Tabii bazı yol üstü duraklarına uğramayı da ihmal etmeyeceğiz. Bunlardan ilki deniz kıyısında yer alan şirin Cienfuegos kenti. Küba'yı uzun süre sömürge olarak kullanan Avrupalıların ve özellikle de Fransızların etkilerini sıklıkla göreceğimiz Cienfuegos'da şehrin parkları, meydanları ve elbette deniz kıyısı boyunca uzanan Kordon bölgesi dikkatinizi çekecek ancak en çok beğeneceğiniz yerin yaklaşık 100 yıllık Palacio de Valle olacağına eminiz. Zaten bunu da yemeklerimizi yiyip, terasında mojitolarımızı yudumlarken tartışabiliriz. 

 

Öğleden sonraki durağımız ise turkuaz renkli sularıyla Domuzlar Körfezi olacak. Körfez her ne kadar Küba devrimi sonrasında Fidel Castro rejimini yıkmak isteyen A.B.D.'nin baltayı taşa vurduğu yer olarak bilinse de, şimdilerde pırıl pırıl denizi ve zengin su altı ekosistemi ile pek çok kişiyi kolayca kendisine çekmeyi başarıyor.

 

Denize doyduktan sonra başkente geri döneceğiz. Çünkü seyahatimizin ikinci bölümü için Meksika'ya uçuyoruz! Gece Mexico City'ye indikten sonra otantik tasarımlı otelimize yerleşip geceyi burada geçireceğiz.

 

 4. Gün: Mexico City, Lezzet Yürüyüşü

 

mex zocalo kapak

 

Sabah erken saatlerde Mexico City keşfimiz başlıyor. Meksika'yı bir güneş sistemi gibi düşünecek olursak Mexico City için bu sistemin güneşidir diyebiliriz. Bu sebepten yüz yıllar önce Azteklerin kurduğu şehrin her köşesinden tarih, sanat ve kültür fışkırıyor. Şehirde 150'den fazla müze olduğunu söylersek ne demek istediğimiz anlaşılacaktır.

 

Meksika'da ana meydanlara Zocalo deniliyor ve her şehirde bir Zocalo meydanı var. Biz de şehri buradan tanımaya başlayalım istedik. Bu bölgenin en büyük özelliği geçmişte Aztek İmparatorluğu'nun başkenti olan Tenochtitlan şehrinin merkezi olması. Hatta Aztekliler burayı dünyanın da merkezi olarak kabul ediyorlardı. Meydanın hemen yanında bulunan Templo Mayor şehrin ana tapınağıydı. Bugün bu tapınağın kalıntıları halen Zocalo meydanının yanında görülebiliyor.

 

Metropolitan Katedrali ile başlayan yürüyüşümüz Güzel Sanatlar Sarayı, Plaza Garibaldi ve şeffaf duvarları arasında kaybolacağımız, bilgeliğin tapınağı Vasconcelos mega kütüphanesi ile devam edecek. Kültür yürüyüşümüz Palacio Nacional ile son bulacak. Palacio Nacional’de bulunan mural yani duvar resimlerine bayılacaksınız. Adeta Meksika tarihinin tasvir edildiği bu müzedeki eserler bazı sanat severler tarafından dünyanın en iyi muralları olarak kabul ediliyor. Resimlerin en meşhuru Meksika'da mural hareketini kuran kişi olarak bilinen Diego Rivera'ya ait. Birçok insan kendisini Frida Kahlo'nun eşi olarak biliyor.

 

Kültür yürüyüşümüzü klasikleşen Başka Türlü Macera deneyimi, lezzet yürüyüşü takip edecek ve Mexico City'nin eski merkezinde bulunan özel lezzet noktalarını, lezzet uzmanımız ile birlikte ziyaret edip taco'dan guacamol'e birçok lezzeti hem tanıyıp hem de tadacağız.

 

Bu deneyim sonrası şehrin diğer yakasına gidiyoruz. Palacio Nacional'de eserlerini gördüğümüz Diego Bey'in eski eşi Frida Kahlo'nun geçmişte yaşadığı ve çalışmalarını yaptığı, şu anda müze olan evi ziyaret vakti. Ev ziyareti sonrası Mexico City'de güneşi batırmış olacağız. Otelimize dönüp biraz dinlendikten sonra özel bir akşam yemeği ve sonrasında Mexico City gece hayatını tanımak için dışarı çıkacağız.

 

 

5. Gün: Teotihuacan, Merida'da Hacienda

 

teotihuacan kapak

 

Kahvaltı sonrası otelimizden ayrılıp 2300 yıllık tarihe ev sahipliği yapan Teotihuacan antik şehrine hareket ediyoruz. Bu şehrin kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmiyor. Ancak Aztekler öncesi Orta Amerika'nın en büyük kenti imiş kendisi. Kent o kadar eski ki Aztekler o tarihten 1000 yıl sonra geldiklerinde bile kent harabe halindeymiş. Bu devasa şehri gezip piramitlerine tırmandıktan sonra öğle yemeğimizi buraya yakın yerel bir restoranda yiyeceğiz ve yönümüzü havalimanına çevireceğiz. Çünkü sırada yepyeni bir şehir ve bölge var. Merida yolcusu kalmasın!

 

Öğleden sonra yine bir kolonyal şehir olan Merida'ya inmiş olacağız. Buradan özel aracımız bizi alıp harika bir haciendaya götürecek. Haciendalar İspanyollar döneminde malikane şeklinde tasarlanmış çiftlik evleri. Doğanın içinde 18.yy'dan kalma tarihi hacienda bu gece konaklayacağımız yer olacak. Deneyime dönüştürdüğümüz bu konaklamayı unutamayacaksınız. Hacienda'danın keyfini çıkarıp dinlendikten sonra akşam yemeği içi Merida merkezde randevumuz var.

 

6. Gün: Merida, Izamal, Chichen Itza

 

izamal kapak

 

Haciendamızdaki sakin ve keyifli kahvaltı sonrası Merida şehir merkezine hareket ediyoruz. Merida İspanyolların Meksika'yı ele geçirmesinden sonra Yucatan yarımadasının kültürel merkezi olmuş. Tahmin edebileceğiniz gibi kolonyal merkezi renkli binalarla dolu keyifli bir şehir. Müzeler, katedraller, açık pazarlar, kahve kokan kafeler ve harika lezzetler sunan restoranlardan bolca bulunuyor. Meksika'nın en keyifli yanlarından biri de her bölge değiştirdiğinizde karşınıza bambaşka lezzetler çıkması. Şehri gezdikten sonra Merida mutfağıyla tanışmaya gelecek sıra, öğle yemeği için bölge mutfağını yansıtan bir restoran seçtik. Hatırlatalım, Başka Türlü Macera seyahatlerinde turistik, açık büfe yemek noktalarını kullanmıyoruz. Her bölgenin en özel mutfağını araştırıp yemekleri deneyime dönüştürmeye önem veriyoruz.

 

Midelerimizi Merida mutfağıyla şenlendirdikten sonra kahve bizi çağıracak. Şehrin en güzel kahvelerinden birini yapan bir kafede kahve molası sonrası Merida'dan ayrılıp yönümüzü sarı şehir İzamal'e çevireceğiz. Buraya sarı şehir denilmesinin basit bir sebebi var, şehirdeki binalar sarı renkle boyanmış :) İspanyollar İzamal'a geldiklerinde şehrin ana Maya tapınağını yıkıp tapınağın taşlarından San Antonio de Padua manastırını inşaa etmişler. Bugün bu manastırın altında halen Maya tapınağının kalıntıları bulunuyor. Manastır gezisi sonrası şehir merkezinde bir yürüyüş yapıp yönümüzü dünyanın yeni yedi harikalarından birine Chichen Itza'ya çevireceğiz.


chichen itza kapak

 

Önce Chichen Itza'nın çok yakınındaki otelimize yerleşeceğiz. Chichen Itza'yı gündüz gözüyle görmek, tarihini öğrenip hakkındaki hikayeleri dinlemek için yönümüzü tekrar buraya çevireceğiz. Antik kent oldukça büyük ve hikayelerle dolu olduğu için yarım günümüzü burada geçireceğiz.

 

Akşam yemeği sonrası nefes kesen bir deneyim yaşayacağız; Chichen Itza harabelerine gece gezisi. Evet hava karardıktan sonra Chichen Itza'yı bir de gece ziyaret etmekten bahsediyoruz. Antik şehrin en görkemli piramiti Kukulcan üzerinde Maya hikayelerinin betimlendiği harika bir lazer ışık gösterisine katılacağız.

 

 

7. Gün: Cenoteler: Ik Kil ve Dzitnup ve Tulum Plajı

 

Kahvaltı sonrası en sevdiğimiz doğa deneyimlerine başlıyoruz, cenoteler! Bundan 30 milyon yıl önce Meksika'nın Yucatan yarımadasına isabet eden meteorlar bu bölgede birçok çukur oluşturdu. Bu çukurların içi zamanla su ile doldu ve kireçtaşı yapılı çukurlar daha da büyüyerek cenoteler hatta mağaralar meydana geldi. Peki burada nasıl deneyim yaşayabiliriz diye merak edebilirsiniz. Bu yapıların içini dolduran kristal mavi tatlı sular hem harika bir manzara sunuyor hem de bu sularda yüzmek inanılmaz keyifli. Belki de cenoteler Meksika'da en keyif alacağınız deneyim olabilir. Yarımada içinde yaklaşık 6000 tane cenote bulunuyor. Biz sizin için en güzel 10 cenotenin listesini çıkarıp tek tek keşif yapıp en güzel 4 tanesi programa koyduk. Bugünkü programımızda bunlardan 2 tanesine, Ik Kil ve Dzitnup adlı cenotelere gideceğiz. İlerleyen günlerde başka cenoteler de olacak rotamızda.


xpu ha kapak

 

Tüm öğleden sonramızı cenotelere harcayıp ferahladıktan sonra artık Karayip denizi bizi çağırıyor. Deniz kenarında bulunan glamping konaklamamız seyahatimizin öne çıkan deneyimlerinden biri. Glamping kelimesi İngilizce "glamorous" ve "camping" kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Yani lüks bir kamp gibi düşünebilirsiniz. Odalar tekli çadırlardan oluşuyor ve içi birçok otele göre daha konforlu. Öyle ki bazı çadırların önünde jakuzi bile var. Seyahatin kalan 4 gecesinde bu kampta konaklayacağız. Akşam yemeği sonrası kendi plajımızda bir partiye kim hayır diyebilir ki?

 

 

8. Gün: Cozumel Adası

cozumel kapak

 

Okyanus kokusu ve dalga sesine uyandığımız bir sabahın ardından tropikal meyveler eşliğinde bir kahvaltı ile Tulum günlerimiz başlıyor. Bugün maviye doyacağımız bir gün olacak. Çünkü dünyanın en iyi resiflerinden birine ev sahipliği yapan Cozumel adasına gidiyoruz. Playa del Carmen'den kalkan özel teknemizle Karayip denizine doğru açılacağız. Yarım saatlik yolculuk sonrası adaya ulaşacağız ancak biz adanın sakin ve turkuaz koylarının bulunduğu arka kısmına doğru yolculuk edeceğiz bu yüzden 1 saat sonunda ilk yüzme ve şnorkel molamızı veriyoruz. Yaklaşık 4 saat süreyle koy koy gezip mavinin elli tonuna ve harika resiflerle dolu bir su altına tanık olacağız. Akşam Playa del Carmen'e dönünce Tulum mutfağı ile tanışıp arkasından alışık olduğumuz mezcal kokteyleri eşliğinde Playa del Carmen gece hayatı ile devam edeceğiz.

 

9. Gün: Tulum Harabeleri, Grand Cenote, Cenote Azul, Temazcal Töreni 

 

cenote azul kapak

 

Yemek, doğa, tarih ve kültür hepsinin bir araya geldiği Yucatan yarımadası bize göre Meksika'nın en keyifli bölgesi. Bugün Tulum harabeleri ile güne başlayalım istedik. Mayalardan günümüze kadar kalmayı başarmış 800 yıllık bu harabelerin en ilginç kısmı masmavi Karayip denizinin hemen yanında olması. Dalga sesleri eşliğinde harabelerin hikayelerini dinleyip öğle yemeği sonrası cenote keşfi için yönümüzü önce Grand Cenote'ye daha sonra Cenote Azul'e çevireceğiz. Berrak bir suyu olan bu iki cenoteden çıkmak istemeyeceksiniz. Gopro'nuzu yanınıza almayı unutmayın çünkü cenotelerin dışı kadar su altı da çok fotojenik.

 

Günün son deneyimi yine #BaşkaTürlü olacak cinsten. Kötü enerjinizi atmaya hazır olun, şamanik temazcal törenine katılıyoruz. Eski bir Maya ritüeli olan temazcal, Maya dilinde ısı evi anlamına geliyor. Kubbeli bir yapının içinde taşların ısıtılması, tütsülerin yakılması ile insanların ruhunu temizlemek, onları iyileştirmek için yapılan bir tören. Şamanlar bir buçuk saat süren tören esnasında bizi epeyce terletecek ve içimizdeki kötülükleri dışarıya çıkaracaklar.

 

Artık rahatladığımıza göre akşam yemeği için dışarı çıkabiliriz. Meksika'da yemekler o kadar lezzetli ki günde 3 öğün biraz yetersiz kalıyor aslında, günde 5 öğün yemek daha mantıklı sanki.

 

 

10. Gün: Türkiye'ye dönüş 

 

Sabah erken saatlerde özel aracımızla 1 saat mesafedeki Cancun uluslararası havalimanına ulaşacağız. Yine Türk Hava Yolları' nın aktarmasız uçuşu ile İstanbul uçağında yerimizi alacağız.

Uçuş

ucus subat

Rota

rota2rota3

 


 

 

Program

 

program subat 


* Programımızın şartlar doğrultusunda değişebileceğini belirtelim. 

 

Konaklama

 

otel default
 

* Otellerimizin şartlar doğrultusunda değişebileceğini belirtelim. 

 

Yemek

yemek

Vize

vize

Deneyimler

 
deneyimler

Ücret

 
ucret subat 10odeme subat 10

 
 

 

btm ltd tursab logo

Kaydol

Bu seyahate katılmak için lütfen aşağıdaki formdan bilgilerinizi giriniz. 
 
 
 
btm ltd tursab logo

Hatırlatmalar

hatirlatmalar subat

İptal ve İade

 

İptal ve İadeler konusunda Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği'ne bağlı bir şekilde hazırlanan Satış Sözleşmesine uymakla yükümlüyüz.

 

Bize yazılı olarak bildirmek kaydıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilirsiniz.

 

1. Seyahatin başlamasından en az 30 gün önce yapılan iptal bildirimlerinde, ödenmesi zorunlu vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülüklerden doğan masraflar hariç olmak üzere, herhangi bir kesinti yapılmaksızın ödemiş olduğunuz bedeli size 14 gün içerisinde iade ediyoruz.

 

2. Seyahatin başlangıcına 30 günden az kalan iptal taleplerini maalesef kabul edemiyoruz. Böyle bir durumda tur bedelinin tamamını sizden alıyoruz ancak elinizde olmayan sebeplerden (bunlara mücbir sebepler deniliyor) dolayı seyahati iptal etmek durumunda kaldıysanız, yapmış olduğunuz ödemenin iadesi için adınıza yaptırdığımız Güvence Paketi'ne başvurup sigorta aracılığıyla iade başvurusunda bulunabilirsiniz. Sigorta şirketi başvurunuzu inceleyecek ve size bu konuda geri dönüş yapacaktır.

 

Size göndereceğimiz satış sözleşmesinde bu konular hakkında daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.