#BaşkaTürlüKoreJaponya

Detaylar

 

1600xjaponya

 

Türkiye'nin en sıra dışı Japonya programı #BaşkaTürlüJaponya'ya bir de Güney Kore'yi ekledik, yine eşine rastlayamayacağınız deneyimler ile voltranı oluşturduk ve adına da #BaşkaTürlüKoreJaponya dedik. Peki bu seyahati özel yapan hangi deneyimler var?

 

Üst üste 3 kez ulusal karate şampiyonu olmuş bir sensei'den karatenin temellerini uygulayarak öğreneceğimiz gibi Sumo güreşçilerini sabah antrenmanlarında ziyaret edip onlara hiç olamayacağımız kadar yakın olacağız. Güney Kore'nin en kuzeyindeki askerden arındırılmış sınır bölgesi DMZ'de Kuzey Kore'yi kendi gözlerimizle izleyebileceğimiz bir yolculuğumuz var. Japonlarla özdeşleşmiş yalnızca 1 kişinin sığabileceği fütüristik kapsül otellere, farklı konseptte konaklama deneyimlerine hazır olun. Kobe bifteğinden Kore barbeküsüne, lezzet yürüyüşlerinden Kill Bill filmindeki restorana, bu seyahatin her öğünü ayrı bir yemek deneyimi. Dünyanın en güzel ve tarihi şehirlerinden Kyoto sokaklarında kimonolar içinde yürüdüğünüzü sonra bir tapınağın bahçesinden girip geleneksel çay seremonisine katıldığınızı hayal edin. Tokyo'nun ışıklı caddelerinin arasında rengarenk karting araçlarıyla sürüş yaparken şehirler arası kurşun trenler ile hız sınırlarını zorlayacağımız deneyimleri de unutmadık. Hem Kore'nin hem de Japonya'nın geleneksel evlerden oluşan mahallelerinde tapınaklardan saraylara geçmişe yapacağımız yolculuğun yanında Japon teknolojisinin son örneklerinden SEGA'nın geliştirdiği sanal gerçeklik oyunu ile geleceğe yapacağımız bir yolculuk da var. Tüm bu heyecan verici deneyimlerin yanında merkezinde uzak doğunun sıcakkanlı insanlarının bulunacağı #BaşkaTürlü bir seyahat bizi bekliyor. Seyahatin detayları için okumaya devam edelim.

 

Seyahat Öncesi: Başka Türlü Macera seyahat merkezinde buluşma

 

Biliyorsunuz #BaşkaTürlüMacera seyahatleri her zaman Galata'daki seyahat merkezinde başlar. #BaşkaTürlüKoreJaponya öncesi seyahat merkezinde buluşup hem tanışacağız hem de sorularınıza yanıt vereceğiz. Ama daha da önemlisi bu buluşmada küçük bir Japonca dersimiz de var. Japonya'dayken az da olsa Japonlar ile kendi dillerinde iletişim kurmanın ne kadar önemli ve eğlenceli olduğuna şahit olacaksınız.

 

1. gün: İstanbul

 

Yolculuğumuzun ilk durağı tabii ki İstanbul. Cuma gecesi İstanbul yeni havalimanında buluştuktan sonra bizi Güney Kore'ye götürecek Türk Hava Yolları uçağında yerimizi alacağız. Uzun bir yolculuk bizi bekliyor. Sağlam bir uyku da iyi olur ama uçakta uyuyamam derseniz önerimiz her zamanki gibi güzel bir kitap ya da film. Güney Kore için tavsiyemiz ünlü yönetmen Kim Ki-Duk'un yönettiği Bin-jip filmi. Kore sokaklarında dolaşırken sahnelerin geçtiği yerleri bakalım hatırlayabilecek misiniz? Japonya için tavsiyemiz Hayao Miyazaki'nin en önemli animasyon filmlerinden "Spirited Away" ya da Arthur Golden'ın ünlü eseri "Bir Geyşanın Anıları" kitabı.

 

2. gün: Seul, Gyeongbokgung Sarayı, Kore Barbeküsü

 

1600xGyeongbokgung

 

Güney Kore ile Türkiye arasında 6 saatlik bir zaman farkı bulunuyor. Bu yüzden Seul'e Cumartesi öğleden sonra 13:00'da inmiş olacağız. Pasaport işlemleri sonrası havalimanında özel aracımız bizi karşılayacak ve buradan otelimize hareket edeceğiz. Seul'ü keşfetmeye 600 yıllık tarihi bir noktadan başlıyoruz. Gyeongbokgung Sarayı geçmişte Joseon Hanedanlığının ana sarayı olmuş bir şaheser.

 

Güney Kore'nin en ünlü sarayında tarih ve kültüre doyduktan sonra sıra midemizi de doyurmaya gelecek. Güney Kore'nin yemek kültürünün eğlenceli bir parçası olan Kore barbeküsü ile tanışacağız bu akşam. Bizdeki ocakbaşı kültürüne benzetebileceğimiz bu yemek türünde etler masanın üzerindeki bir ızgarada pişiriliyor. Yani kendin pişir kendin ye konseptinde bir akşam bizi bekliyor. Izgara etlerin yanında şocu denilen geleneksel içecek olmazsa olmaz.

 

3. gün: Seul, Kuzey Kore Sınırı - DMZ, Noryangjin Balık Marketi, Bukchon Hanok Köyü

 

1600xbukchon hanok

 

Bugün yakın tarihe konu olmuş bir savaşın sonuçlarına yakından tanıklık edeceğiz. Sovyetler Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki soğuk savaş dönemi Asya'da birçok ülkeyi de derinden etkilediği gibi Kore de bu sürtüşmeden payını aldı. Ülkenin kuzeyinde Rusya destekli sosyalist bir yönetim güneyinde ise Amerika destekli kapitalist bir yönetim bağımsızlığını ilan etti ve bu iki güç Kore'nin gerçek yöneticisi olduğunu savundu. Böylece 1950'de etnik ve din olarak birbirinden hiçbir farkı olmayan Kuzey ve Güney bölgesi arasında Kore savaşı patlak verdi. Bu savaş sonrası 1953'te Kore devleti Kuzey Kore ve Güney Kore olmak üzere iki ayrı ülke olarak ortadan ikiye bölündü. Bugün yaklaşık olarak 38. kuzey paraleline karşılık gelen bir hat bu iki ülke arasında sınır konumunda. Ancak arada DMZ denilen askerden arındırılmış tampon bir bölge bulunuyor. Bugün bu tampon bölgede bulunacağız.

 

DMZ bölgesinin orta noktasında Kuzey ve Güney Kore yetkililerinin ortada buluşup görüşmeler yaptığı bir alan gezimizin ilginç noktalarından biri. Kuzey Kore'yi daha yakından görebilmek için gözetleme dürbünlerini de kullanacağız. Tampon bölgenin şaşırtıcı yerlerinden biri de Kuzey Kore'nin bölünme sonrası kazdığı tüneller. Kuzey tarafından kazılarak DMZ bölgesine kadar ulaşan ve 4 tanesi bulunmuş bu tüneller Kuzey Kore'nin iddiasına göre kömür kazmak için yapılmışlar. Ancak bölgede kömür bulunmuyor :) Bu tünellerden bir tanesine girip yaklaşık yarım saat süren bir yürüyüş yapacağız. Sonrasında şehre dönüp öğle yemeğimiz için Güney Kore'nin en büyük balık pazarı Noryangjin'e gireceğiz. Uzak doğunun balık pazarları tahmin edebileceğinizden çok daha büyük marketler ve bu renkli pazarda daha önce hiç karşılaşmadığınız deniz hayvanlarıyla karşılaşacağınıza emin olabilirsiniz. Öğle yemeğimizi deneyime dönüştürdük ve ahtapottan istridyeye birçok deniz mahsülünü tadalım istedik.

 

Sonrasında yediklerimizi eritmek için geleneksel evleriyle ünlü eskiden bir köy olan Bukchon Hanok mahallesinde bir yürüyüş bekliyor bizi. Eğer Güney Kore filmlerine aşina biriyseniz bu fotojenik sokakları hemen tanıyacaksınız. Bu tarih kokan sokaklarda geçirdiğimiz vakit sonrası günün yorgunluğunu atmak için otelimize dönüp sonra geleneksel bir akşam yemeği için yine dışarıya çıkacağız. Sonrasında Kore gece hayatına giriş temalı geleneksel Başka Türlü Macera deneyiminden bahsetmeye gerek yok değil mi? Tabii bir de geceyi Kore stili bitirmemiz gerekiyor, karaoke şarkı listenizi şimdiden hazırlayın!

 

 

4. gün: Kyoto, Kiyomizudera Tapınağı, San-nen Zaka, Yasaka Tapınağı, Kaitenzuşi, Kapsül Otel

 

1600xkapsul

 

Sabah erken saatlerde Güney Kore'ye veda ederek havalimanına hareket edeceğiz. Öğlen saatlerinde Japonya'ya inmiş olacağız ve paralel evren günlerimiz de başlamış olacak. İlerleyen günlerde neden Japonya için bu tabiri kullandığımızı anlayacaksınız :) Osaka uluslararası havalimanına indikten sonra dünyanın en güzel şehirlerinden birine, Japonya'nın eski başkenti Kyoto'ya hareket ediyoruz. Şehirde 17 tane UNESCO dünya mirası listesinden eser olduğunu söylersek Kyoto hakkında biraz ipucu vermiş oluruz. Türkiye'nin tamamında bu listeden 16 adet eser var. Yüzlerce tapınak, geleneksel restoranlar, evler, geyşalar ve yemyeşil doğası ile hayran kalma garantili bir şehir. Şimdi Kyoto'da neler yapacağız, detaylara geçelim.

 

Sonra şehri keşfe Kiyomizu-dera tapınağından başlıyoruz. Bu Budist tapınak 1200 yıllık tamamı ahşaptan yapılmış dev bir yapı. Ormanın içine inşa edilmiş ve ismi temiz su anlamına geliyor. Tapınağa çıkan yol üzerinde geleneksel Japon mimarisiyle yapılmış birçok ev bulunuyor. Bu yüzden tapınak sonrası san-nen ve ni-nen zaka olarak bilinen Kyoto'nun eski mahallesine zamanda yolculuk hissi uyandıracak bir yürüyüş bizi bekliyor. Eski ahşap evlerin arasından Kyoto'nun yeni şehir merkezine doğru yürürken önümüze çıkan Yasaka şinto tapınağı eski mahalle ile yeni şehrin merkezi Gion arasında bir kapı gibi. İşte Japonya'yı ilginç yapan detaylardan biri de bu aslında, geleneksellikle modernliğin buluşma noktası. Modern Japonya'ya bu noktadan giriş yapıp Gion caddelerinde yürüyüş yaptıktan sonra akşam yemeği için ilginç bir suşi restoranına konuk olacağız. Bu restoranda tabak üzerinde suşiler taşıyıcı bir bant üzerinde sürekli dönüyor ve istediğiniz tipteki suşiyi önünüze alıp yiyebiliyorsunuz. Bu tarz suşi restoranlarına kaiten-zuşi deniliyor.

 

Kyoto'daki ilk gece özel bir konaklama deneyimi yaşamak için kapsül otel tercih ettik. Bu otellerde odalar yalnızca 1 kişinin sığabileceği büyüklükte bir kabin şeklinde tasarlanıyor. Seçtiğimiz kapsül otel bir uzay üssü şeklinde tasarlanmış fütüristik bir konaklama. Başka Türlü Macera ile sıradan bir kapsül otelde konaklamayı beklemiyordunuz herhalde? Bu otelde sadece 1 gece geçirip ertesi gün normal otelimize yerleşeceğiz.

 

 

5. gün: Kyoto, Kinkaku-ji Tapınağı, Ryoan-ji Tapınağı, Arashiyama Bambu Ormanı

 

 

Kyoto kuşkusuz Japonya'daki en özel şehir. Yüzlercesi bulunan tapınakların bahçesinde yürümek adeta bir filmin içine girmek, bir açık hava müzesinde dolaşmak gibi. Nereye baksanız bir bahçe veya tapınak görürsünüz, bu yüzden yalnızca Japonya'nın değil dünyanın en özel şehirlerinden biri.

 

Güne altın tapınak Kinkaku-ji ile başlıyoruz. Tapınağın akçaağaçlarıyla süslü bahçesine giriş yaptıktan sonra ana bahçeye girdiğimizde altın rengiyle Kinkaku-ji gözlerimizi alacak. Bu Budist tapınağın altın gibi görünen tüm kısımları gerçekten de altın. Üzerinde 20 kg kadar altın bulunuyor. Oradayken içinizden hesap yapıp vaktinizi harcamayın diye buraya yazıyoruz. Yaklaşık değeri bir milyon Amerikan Doları. Kinkaku-ji den çıktıktan sonra Ryoan-ji adında Zen Budizmine ait bir tapınak var rotamızda. Zen budizmi Taoizm'den etkilenmiş Çin Budizminin bir dalı. Tapınağın en özel bölümü sadeliğiyle hayran bırakan zen bahçesi. Bahçede bulunan 15 adet taşa hangi açıdan bakarsanız bakın 15'ini birden görmeniz imkansız. Verilmek istenen mesajı orada tartışabiliriz ancak derinlemesine düşünmek isteyen arkadaşları keşiş olmak üzere tapınakta bırakabiliriz.

 

Zen tapınağından çıkıp mahalle arasında ilerleyip evlerin arasında çok yerel bir restorana konuk olacağız. Her noktasında fazlaca turist olan Kyoto'da gerçek bir lezzet deneyimi olması için bu restoranı özenle seçtik. Bir yaşlı amca ve teyzemizin evinin altında işlettiği bu yerel restoranda Japon ev yemeklerinden örneklerle öğle yemeğimizi yiyeceğiz. Yemek sonrası kendimizi doğanın kollarına bırakmak üzere bambu ormanına gidiyoruz!

 

1600xbambu

 

Arashiyama bölgesine geldikten sonra 5 dakikalık bir yürüyüş sonrası kendimizi aşırı fotojenik bir bölgede bulacağız. Artık bambu ormanının içindeyiz. Ağaçlarının arasından süzülen güneş güçlükle yolu aydınlatırken bambuların birbirine vurarak çıkardığı seslerin eşliğinde ormanın sonuna kadar yürüyüp pek artistik fotoğraflar çekebiliriz. Yorgunluğumuzu Katsura nehrinin kıyısında içecekler eşliğinde atmayı da ihmal etmeyeceğiz. Gün batımında şehir merkezine hareket edip akşam yemeğimiz sonrası dinlenmek için otelimize geçeceğiz.

 

6. gün: Kyoto, Kimono Giyme ve Çay Seremonisi

 

Kahvaltı sonrası kendimizi havaya sokacak bir deneyimle başlıyoruz. Onlarca kimono içerisinden zevkinize uygun bir kimono seçerek kimono giyme ritüelini yerine getireceğiz. Ritüel diyoruz çünkü kimono giymenin birçok kuralı ve yöntemi var bu yüzden zaman alıyor. Rengarenk kimonolarımızı giydikten sonra kendimizi Kyoto caddelerine atacağız. Japonların meraklı bakışları arasında kısa bir yürüyüş sonrası Kyoto'nun gizli saklı bir köşesinde harika bir bahçeye sahip tapınağa girdiğimizde tapınağın rahibi bizi özel bir tören için bekliyor olacak.

 

Bu dakikadan sonra 1200 yıllık bir gelenek olan çay seremonisini deneyimleyeceğiz. Bu çay bildiğimiz çay değil, Japon yeşil çayının bir çeşiti olan "matcha". Matcha içmek öyle sıradan bir iş değil Japonlar için. Bir seremoni eşliğinde sunulup içiliyor, bu geleneğe de çay seremonisi deniliyor. Çayı hazırlamak, sunmak ve içmek sıkı kurallara tabi. Tapınağın özel bir odasında rahip bize kendi elleriyle hazırlayacağı çayı kurallarını da uygulayarak içeceğiz.

 

Yarım saat süren bir seremoni sonrası tapınağın ve bahçesinin keyfini çıkarabilir, rahatça fotoğraf çekilebiliriz. Çünkü turistlerin keşfedemediği, sakin bir tapınaktayız. Fotoğraf sonrası tarihi Kyoto sokakları arasından geriye dönüp kimonolarımıza veda edeceğiz. Artık küçük bir şehir merkezine sahip Kyoto'yu öğrenmiş olacağız bu yüzden yemek sonrası günün geri kalanını serbest olarak geçirmek için planladık. İster alışveriş yapabilirsiniz isterseniz küçük kafeleri keşfedebilirsiniz. Akşam saatlerinde yemek için tekrar bir araya geleceğiz.

 

 

7. gün: Kyoto, Fushimi Inari Tapınağı, Filozofun Yolu

 

1600xfushimi

 

Hazır olun bugün yine çok ilginç deneyimler yaşıyoruz. Japonya'da en çok ziyaret edilen nokta Fushimi Inari tapınağı ile başlıyoruz güne. Tabi boşuna böyle bir ünvana sahip değil. Dağın eteklerinde başlayıp zirvesine kadar devam eden torii kapılarının kilometrelerce uzandığı bir Şinto tapınağındayız. Görünce nasıl, niçin gibi 5N1K soruları sorabilirsiniz kendinize. Normalde Şinto tapınaklarında bu kapılardan birkaç tane bulunuyor ancak bu tapınakta binlercesi var ve hepsi arka arkaya dizildiği için uzun bir koridor oluşturuyor. Bu tapınağı gördükten sonra "Japonya süpermiş ya" gibi cümleler kurup zirvedeyken bırakmak isteyebilirsiniz ama hayır, Japonya bitmedi henüz. Birkaç saatimizi burada geçirdikten sonra şehir merkezine dönüp filozofun yolu isimli bir patikayı yürüyeceğiz. Bir dereyi takip eden dar bir yol üzerinde yüzlerce ağaç harika bir manzara sunuyor. Yine yol üzerinde birçok tapınak ve tapınaklara ait bahçeler bulunuyor. Ginkaku-ji tapınağı ile başlayan yürüyüşümüz yarım saat sürecek. Akşam saatlerinde Kyoto ile vedalaşıp şinkansen denilen hızlı trenler ile Japonya'nın hiç uyumayan şehri Tokyo'ya hareket vakti. Tokyo'da otelimize yerleşip yeni deneyimler için dinlenme vakti.

 

8. gün: Tokyo, Asakusa ve Sokak Lezzetleri, Sanal Gerçeklik Oyunu, Şehirde Karting, Kill Bill Restoranı

 

1600xkarting

 

Yeni bir şehri tanımaya yine tarihi bir bölgeden başlayalım istedik. Asakusa, Tokyo'nun eski bir mahallesi ve burada bulunan Senso-ji Tokyo'nun en eski tapınağı. Bu bölgeyi sevmemizin başka bir nedeni de sokak yemekleri açısından bir cennet olması. Japon yemeklerini tanımaya sokaklardan başlayacağız. Takoyaki'den kavun ekmeğine birçok sıradışı lezzeti tadarak öğle yemeğimizi deneyime dönüştürmüş olacağız. Yemek sonrası yönümüzü Japonya'nın dijital yüzüne çevireceğiz. Akihabara, elektronik malzemeler satan mağazalar, manga kitapevleri ve hizmetçi kafeleriyle ünlü bir semt. Burada bulunma sebebimiz VR olarak anılan sanal gerçeklik teknolojisinin geldiği son noktaya tanık olmak. SEGA'nın geliştirdiği bir VR oyununa katıldıktan sonra gerçeklik algısına artık farklı gözle bakabileceğinizi düşünüyoruz. Henüz şaşkınlığımızı atamamışken akşam üzeri başka bir deneyim için Tokyo'nun meşhur meydanı Shibuya'ya hareket edeceğiz. Burada bizi bekleyen karting araçları ile Tokyo'nun ışıklı caddelerinin altını üstüne getireceğiz ancak önce hangi süper kahraman olmak istediğinize karar vermelisiniz. Örümcek adam mı, pikaçu mu yoksa superman mi? Çünkü araçları kullanırken bu kostümleri giyeceğiz ve 1 saat süren bir sürüş keyfi yaşayacağız. Tokyo'nun ışıklı caddeleri artık bizden sorulur, Tokyo drift başlasın!

 

İnsan süper kahraman olsa da acıkıyor. Akşam yemeği için Izakaya denilen özel bir restorana gideceğiz. Izakayalar içeri girerken ayakkabılarınızı bile çıkardığınız geleneksel Japon restoranları. Bugün gideceğimiz izakaya ise tasarımı ve tarzı ile diğer izakayalar içinde de özel bir yere sahip. Tarantino'nun baş yapıtlarından Kill Bill filmini izlediyseniz oradaki dövüş sahnesinin burada geçtiğini hemen anlayacaksınız.

 

 

 

9. gün: Tokyo, Sumo Antrenmanı, Karate Dersi, Kobe Bifteği

 

1600xkarate

 

Japonya o kadar zengin bir kültür ki hakkında çok şey sayabiliyorsunuz. Bu sabah yaşayacağımız deneyim yine yalnızca Japonya'ya özel. Ortalama 148 kg ağırlığındaki sumo güreşçilerini sabah antrenmanlarında izlemek için erkenden uyanmamız gerekiyor. Bu bilet alıp izleyebileceğiniz bir gösteri değil, özel randevu ile katılabilinen gerçek bir antrenmana şahit olacağız.

 

Madem bir uzak doğu sporu ile başladık güne yine öyle devam edelim. Sırada Japonların havalı sporu (neleri havalı değil ki?) karate var. Ama bu defa yalnızca izlemekten bahsetmiyoruz, kuşaklarınızı hazırlayın, karate yapacağız. Karate kıyafetlerimizi giydikten sonra üst üste 3 kez Japonya şampiyonu olmuş bir sensei'den karatenin temellerini öğrenip hemen orada kendi aramızda uygulamak en sevdiğimiz deneyimlerden.

 

Uzak doğu sporları insanı acıktırıyor. Demiştik ya tüm öğünlerimiz ayrı bir yemek deneyimi diye. Daha önce yediğiniz tüm biftekleri unutun. Menümüzde usta bir şefin gözümüzün önünde hazırlayacağı dünyanın en meşhur eti Japon Kobe bifteği var.

 

Son yemeğimiz sonrası serbest zamanımız olacak ve akşam saatlerinde aracımızla Tokyo Narita uluslarlarası havalimanına hareket edeceğiz. Türk Hava Yolları'nın direkt uçuşu ile İstanbul'a uçuşumuz başlıyor. 


 

 

 

Uçuş

 
flight

Rota

 
rota1
 
 
rota2

Program

 

Seyahatten 1 hafta önce 16 Mayıs Cumartesi günü İstanbul Galata'da Başka Türlü Macera seyahat merkezinde tanışmak için toplanacağız. Bu toplantıda kısa bir Japonca dersimiz de olacak. 

program

* Programımızın şartlar doğrultusunda değişebileceğini belirtelim. 

 

Konaklama


otel
 
* Otellerimizin şartlar doğrultusunda değişebileceğini belirtelim. 

 

 

Yemek

yemek

Vize

vize

Deneyimler

 
deneyim

Ücret

 
ucret
 
 
odeme

Kaydol

Bu geziye katılmak için lütfen aşağıdaki formdan bilgilerinizi giriniz. 

 
btm ltd tursab logo

Hatırlatmalar

 
hatirlatmalar mayis

İptal ve İade

 

İptal ve İadeler konusunda Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği'ne bağlı bir şekilde hazırlanan Satış Sözleşmesine uymakla yükümlüyüz.

 

Bize yazılı olarak bildirmek kaydıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilirsiniz.

 

1. Seyahatin başlamasından en az 30 gün önce yapılan iptal bildirimlerinde, ödenmesi zorunlu vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülüklerden doğan masraflar hariç olmak üzere, herhangi bir kesinti yapılmaksızın ödemiş olduğunuz bedeli size 14 gün içerisinde iade ediyoruz.

 

2. Seyahatin başlangıcına 30 günden az kalan iptal taleplerini maalesef kabul edemiyoruz. Böyle bir durumda tur bedelinin tamamını sizden alıyoruz ancak elinizde olmayan sebeplerden (bunlara mücbir sebepler deniliyor) dolayı seyahati iptal etmek durumunda kaldıysanız, yapmış olduğunuz ödemenin iadesi için adınıza yaptırdığımız Güvence Paketi'ne başvurup sigorta aracılığıyla iade başvurusunda bulunabilirsiniz. Sigorta şirketi başvurunuzu inceleyecek ve size bu konuda geri dönüş yapacaktır.

 

Size göndereceğimiz satış sözleşmesinde bu konular hakkında daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.