#BaşkaTürlüKüba

Detaylar

havana kapak

 

Çok sevdiğimiz #BaşkaTürlüKüba seyahatimize bir yenisini daha ekledik. Yine sıra dışı deneyimlerle dolu "başka türlü" bir seyahat için hazır olun. Klasik Amerikan arabalarından puro fabrikalarına, lezzetli kokteyllerden devrimin izlerini sürmeye Küba denilince aklınıza ne geliyorsa bu seyahatin içinde bulabileceksiniz. 

 

Programımız o kadar dolu ki; Havana sokaklarında başlayan seyahatimiz, yerel halkın işlettiği 'paladar' adı verilen şık restoranlarda ve eğlenceli gece klüplerinde devam edecek. Kimi zaman klasik Amerikan arabalarıyla şehir turu atacağız, kimi zamansa elimizde mojitolarımızla terastan şehri seyredeceğiz, hatta kendi mojitomuzu nasıl yaparız onu öğreneceğiz. Bunları yaparken elbette Küba devriminin izlerini takip etmeyi de ihmal etmeyeceğiz.  Rotamızda Devrim Müzesi, Partagas Puro Fabrikası ve şehrin tüm önde gelen meydanları olduğu gibi Che'nin mozolesinin bulunduğu Santa Clara şehri de olacak. 

 

Sonraki günlerde yolumuz önce Küba kırsalı ile tanışmak ve tütün çiftliklerini yerinde görmek için önce Vinales'e düşecek. Gitmişken de 120 metre genişliğindeki Prehistoria muralını yerinde görüp, içi su dolu mağaralarda tekneyle dolaşmaya çıkacağız. Sonrasında rengarenk Cienfuegos'da ve ardından da bizce Küba'nın en güzel şehri Trinidad sokaklarında salsa yapıp eve öyle geri döneceğiz. 

 

Özetle Küba'nın hakkını vermeden geri dönmek yok, detaylar için sizi şöyle alalım. 

 

Başlangıç: İstanbul - Havana

 

Yolculuğumuzun ilk durağı İstanbul. Havalimanında buluştuktan sonra bizi direkt olarak Küba'nın renkli başkenti Havana'ya götürecek olan Türk Hava Yolları uçağında yerimizi alacağız. Uzun bir yolculuk bizi bekliyor. Sağlam bir uyku da iyi olur ama uçakta uyuyamam derseniz, Jose Canton Navarro'nun "Küba Tarihi"ni okuyabilir ya da Netflix yapımı 8 bölümlük "The Cuba Libre Story" belgeselini izleyebilirsiniz. 

 

1. gün: Havana 

 

anaKapak

 

Küba uçağımızla sabah 8 gibi Havana'ya ulaşıyoruz. Kalacağımız casa'ya yerleştikten sonra Küba'yı anlamaya önce en eskiden; yani Eski Havana sokaklarından ve şehrin nabzının attığı meydanlardan başlıyoruz. Rengarenk sokaklarda gezerken, eskiden bir kale-şehir olan Havana'nın yıllar içerisinde geçirdiği değişime şahit olacaksınız. Öğle yemeğimizi yedikten sonra sıra, günümüzde Küba ile özdeşleşmiş klasik Amerikan arabalarıyla şehri selamlamaya gelecek. Şehirde keyifli bir tur atıp, Devrim Meydanı'nda kısa bir fotoğraf molası veriyoruz. Klasik arabalarla yaptığımız şehir turunun ardından, araçları şehrin en özel noktalarından Hotel Nacional'in önüne parkedip gün batımında Karayip Denizi manzarasına karşı mojitolarımızı yudumlayacağız.

 

Tabii ki en güzelini sona sakladık. Bu gece Havana'nın salaş teraslarından birinde kendi mojitomuzu kendimiz yapacağız. Seyahatten aylar sonra evinizde arkadaşlarınıza kendi yaptığınız mojitoyu ikram edip, Küba'da bir barmenden ders alma anınızı anlatabilirsiniz:) Mojito yapımından sonra yine Başka Türlü Macera'ya özel bir deneyimde sıra. Kübalı hocalarımızdan aldığımız salsa dersinin ardından, akşam yemeğimizi Havana'nın en renkli rooftoplarından Casa Alta'da yiyeceğiz. Salsa önemli demiştik, çünkü akşam yemeğinden sonra gideceğimiz Fabrica de Arte Cubano'da dans ederken bunlara ihtiyacınız olacak :)

 

 

2. gün: Jaimanitas, Las Terrazas ve Soroa 

 

Küba'daki ikinci günümüzde Havana'ya kısa bir ara verip rotamızı batıya çeviriyoruz. İlk durağımız Havana'ya yaklaşık 100 kilometre mesafedeki Jaimanitas balıkçı köyü. Ünlü sanatçı Jose Fuster'in rengarenk mozaik ve seramiklerle bambaşka bir hale getirdiği köy  şimdilerde Fusterlandia olarak biliniyor. 

 

Sıradaki durağımız Las Terrazas, Fidel Castro'nun 1960'larda kendi çabasıyla yürüttüğü bir projenin sonucunda UNESCO'nun Biyosfer Rezervlerinden biri haline gelmiş. Bu rezervin bir diğer özelliği de Küba'daki kahve yetiştiriciliğinin ilk başladığı yer olması. Şimdilerde doğasıyla oldukça ilgi çekici olan bölgedeki ormanın içerisinde #BaşkaTürlü bir zipline deneyimimiz olacak.

 

Öğle yemeğinden sonra geceyi geçireceğimiz Vinales'e ulaşmadan önce bir durağımız daha var, o da "Küba'nın Gökkuşağı" olarak da bilinen Soroa. Bu yemyeşil köyü ve orkide bahçelerini gezdikten sonra, Salto Arco şelalesinde bir yüzme molası vereceğiz.

 

Vinales'e ulaştığımızda bizi Kübalı ailelerin evlerini devlet izni ile restorana çevirdikleri "paladar"larda yerel lezzetlere doyacağımız bir akşam yemeği bekliyor.

 

3. gün: Vinales 

 

Bu sabah Küba tütününün yetiştirildiği bir vadi olan, Vinales'e doğru yola çıkıyoruz. Bu küçük ve şirin kasabayı özel kılan, bu verimli vadide yetiştirilen ve bir süre sonra Küba'nın meşhur purolarına dönüşen tütünlerin yetiştirildiği çiftliklerin olması. Tütün tarlalarının arasında dolaştıktan sonra öğle yemeğimiz, tamamen bahçeden ve organik yiyeceklerle olacak. 

 

Öğle yemeğimizden sonra 120 metre genişliğinde dünyanın en bilinen "mural"larından biri olan Prehistorico'yu görmeye gideceğiz. İnsan evriminin sembolize edildiği bu muralın yapımı tam 4 sene sürmüş. Doğanın oldukça cömert davrandığı bu topraklarda, kayaların üzerine resmedilen bu büyüklükte bir muralı görmek gerçekten heyecan verici. 

 

Akşam yemeğinde yine Küba'nın yerel lezzetlerini tattıktan sonra, yarınki yolculuktan önce dinlenmek üzere otelimize çekileceğiz. 

 

 

 

4. gün: Santa Clara ve Trinidad 

 

Küba Devrimi sırasında 1958 yılı Aralık ayında Ernesto Che Guevara komutasındaki 26 Temmuz Hareketine bağlı birlik Batista askerlerine karşı savaşarak Santa Clara kentini ele geçirir ve şehrin düşmesinden 12 saat sonra diktatör Batista Küba'dan kaçar. Böylece Fidel Castro birlikleri tüm ülkede kesin zafer kazanmıştır. Santa Clara Muharebesi de Küba Devrimi'nin son savaşı olarak bilinir. Bu yüzden bugünkü ilk durağımız olan Santa Clara, Küba tarihinde oldukça özel bir şehir.

 

Aslen Arjantinli bir doktor olan ve yaşamını Bolivya'da yine emperyalizme karşı savaşırken kaybeden Ernesto Che Guevara'nın naaşı da, Küba Devrimi'ne yaptığı büyük katkıların anısına bu şehirde inşa edilen mozoleye yerleştirilmiş. Küba'ya kadar gelip de devrimin muhtemelen en meşhur figürüne ait mozoleyi görmeden dönmek olmazdı.

 

Şehrin en lezzetli restoranılarından birindeki öğle yemeğimiz sonrası rotamız, Küba'nın yaşayan müzesi olarak anılan Trinidad. Kalacağımız casa'ya yerleştikten sonra akşam yemeği ve ardından bolca dans edeceğimiz bir gece için Trinidad  sokaklarına karışacağız.

 

5. gün: Trinidad

 

 

day6Kapak

 

Bugün renkli evlerin ve müzik dolu sokakların şehri Trinidad ve çevresini gezeceğiz. İlk durağımız zamanında köleliğin hüküm sürdüğü, ülke tarihini derinden anlamamızı sağlayacak şeker kamışı tarlaları olacak. Sonrasında ise kendimizi Karayiplerin turkuaz sularına bırakacağız. Küba'nın güney kıyılarında, çok da endüstrileşmemiş ve yerli halkın tercih ettiği bir sahilde güneşlenip serinleyeceğiz:)

 

Akşam saatlerinde ise lezziz Küba yemeklerinden sonra, yemekte aldığımız kalorilerden kurtulmak için Casa de la Musica'ya gidip kendimizi canlı müziğin ve salsanın kollarına bırakacağız. 

  

 

6. gün: Cienfuegos - Domuzlar Körfezi

 

Başkent Havana'ya dönerken bazı yol üstü duraklarına uğrayacağız. Bunlardan ilki deniz kıyısında yer alan, Küba'yı uzun süre sömürge olarak kullanan Avrupalıların etkilerini de sıklıkla göreceğimiz Cienfuegos şehri.  Cienfuegos'da şehrin parkları, meydanları ve elbette deniz kıyısı boyunca uzanan Kordon bölgesi dikkatinizi çekecek ancak en çok beğeneceğiniz yerin yaklaşık 100 yıllık Palacio de Valle olacağını düşünüyoruz. Zaten bunu da mojitolarımızı yudumlarken tartışabiliriz.

Öğleden sonraki durağımız ise turkuaz renkli sularıyla Domuzlar Körfezi olacak. Körfez her ne kadar Küba devrimi sonrasında Fidel Castro rejimini yıkmak isteyen ABD'nin baltayı taşa vurduğu yer olarak bilinse de, şimdilerde pırıl pırıl sualtı ile herkesin göz bebeği olmuş durumda. 

Akşamüzeri denize doyduktan sonra Havana'ya geri dönüyoruz. Hareketli Latin ezgilerinin eşlik edeceği bir akşam yemeği sonrasında, sırada kendinizi müziğin ritmine kaptıracağınız bir Havana gecesi var.

 

  

 

7. gün: Havana

 

IMG 9093 kapak

 

Küba'daki son günümüzde Havana'da deneyim dolu saatler bizleri bekliyor. Kahvaltı sonrası rom müzesi ile başlayacak olan yolculuğumuz Ernest Hemingway'in Havana'da geçirdiği yıllarda sıklıkla uğradığı El Floridita'da bir daiquiri molası ile devam edecek. Sonrasında ise Partagas Puro Fabrikası'nda ülkenin en meşhur ihracat ürünün nasıl yapıldığını kendi gözlerimizle göreceğiz.

 

Öğle yemeği şehrin gözde mekanlarından birinde yedikten sonra, soluğu devrimin tüm izlerini taşıyan Devrim Müzesi'nde alacağız. Küba'nın yakın tarihinde neler yaşandığını, devrimin ne hüzünlü aşamalardan geçtiğini tüm çıplaklığıyla göreceğiz. Ardından da ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün büstünün de bulunduğu Liderler Parkı'nda Ata'mızı anacağız. Büstün hemen önünde bulunan ''Yurtta Sulh Cihanda Sulh''  yazısı hepimizi hem gururlandıracak hem de duygulandıracak. Gün batımından önce şehrin belki de en canlı noktası Hammel caddesinin rengarenk duvarlarıyla sanata doyacağız.

 

Ancak en güzelini yine en sonra sakladık. Küba'ya veda için önce şahane bir akşam yemeyi yiyip, ardından Havana'nın sokaklarında salsa yapacağız.   

 

 

8. gün: Eve dönüş

 

Artık eve dönme vakti, uzun bir yolculuk bizi bekliyor. Sabah erken saatlerde İstanbul'a dönmek için Türk Hava Yolları uçağımızda yerimizi alacağız.

 

Uçuş

ucus

Rota

harita

harita 1

Program

program

 

* Programımızın şartlar doğrultusunda değişebileceğini belirtelim. 

 

Konaklama

otel
 
*Otellerimizin şartlar doğrultusunda değişebileceğini belirtelim.

Yemek

yemek 2

Vize

vize

Deneyimler

deneyim 2

Ücret

ucretodeme plani 

 btm ltd tursab logo

Kaydol

Bu geziye katılmak istersen lütfen aşağıdaki formdan bilgilerini gir. 

 
 
btm ltd tursab logo
 

Hatırlatmalar

hatirlatma mayis

İptal ve iade

İptal ve İadeler konusunda Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği'ne bağlı bir şekilde hazırlanan Satış Sözleşmesine uymakla yükümlüyüz.
 

Bize yazılı olarak bildirmek kaydıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilirsiniz.

 

1. Seyahatin başlamasından en az 30 gün önce yapılan iptal bildirimlerinde, ödenmesi zorunlu vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülüklerden doğan masraflar hariç olmak üzere, herhangi bir kesinti yapılmaksızın ödemiş olduğunuz bedeli size 14 gün içerisinde iade ediyoruz.

 

2. Seyahatin başlangıcına 30 günden az kalan iptal taleplerini maalesef kabul edemiyoruz. Böyle bir durumda tur bedelinin tamamını sizden alıyoruz ancak elinizde olmayan sebeplerden (bunlara mücbir sebepler deniliyor) dolayı seyahati iptal etmek durumunda kaldıysanız, yapmış olduğunuz ödemenin iadesi için adınıza yaptırdığımız Güvence Paketi'ne başvurup sigorta aracılığıyla iade başvurusunda bulunabilirsiniz. Sigorta şirketi başvurunuzu inceleyecek ve size bu konuda geri dönüş yapacaktır.

 

Size göndereceğimiz satış sözleşmesinde bu konular hakkında daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.