Holi'de #BaşkaTürlüHindistan

Detaylar

1600xtacmahal

 

Hindistan dünya üzerinde hem aşık olacağınız hem de kendinizi garip hissedeceğiniz tek ülke olsa gerek. Bu özelliği Hindistan'ı en çok merak edilen ama aynı zamanda gitmekten en çok çekinilen ülke yapıyor. Ancak düşünsenize yeryüzünde bu kadar renkli başka bir ülke daha var mı? Biz cevap verelim; bizce Hindistan gibisi yok :)

Başka Türlü Macera bir kez daha eşi benzeri olmayan, mistik ülke Hindistan'a, üstelik dünyanın en renkli festivali Holi'yi kutlamaya gidiyor. Peki Hindistan "Başka Türlü" nasıl mı gezilir?

  

Rotamızda nereler yok ki; ülkenin mistik başkenti Delhi, dünyanın yedi harikasından biri, ölümsüz aşkın simgesi Taj Mahal, Hinduların ölmeye geldiği şehir Varanasi, yeryüzünün en şaşırtıcı kuyusu Chand Baori, hem pembe şehir Jaipur'da hem de festivalin en özel şekilde kutlandığı Mathura'da rengarenk Holi festivali kutlamaları, müthiş konaklar, fantastik kaleler, rengarenk çarşılar, tapınaklar, yoga dersleri ve tabi ki meşhur Hint yemekleri.

 

Başlangıç: İstanbul’dan Yeni Delhi’ye Uçuş

 

Yolculuğumuzun ilk durağı İstanbul. Havalimanında buluştuktan sonra bizi Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'ye götürecek uçakta yerimizi alacağız. Uzunca bir yolculuk olacak. Yolda okumalık olarak tavsiyemiz ya Gregory David Roberts'dan “Shantaram” ya da Salman Rushdie'den “Geceyarısı Çocukları”. Her ikisi de hem yolculuğun nasıl geçtiğini unutturacak hem de varmak üzere olduğumuz ülkenin derinliklerine girmenize yardımcı olacak. Yeni Delhi Havalimanında aracımız bizi karşılayacak ve Agra’daki otelimize götürecek, güzel bir kahvaltının ardından güne başlamaya hazırız. 

 

1.Gün: Agra - Taj Mahal

 

Holi’den sadece birkaç gün önce Hindistan rotamızın ilk durağı, dünyanın yedi harikasından biri, ölümsüz aşkın simgesi Taj Mahal’e ev sahipliği yapan Agra. 

 

Başka Türlü Macera olarak Taj Mahal’in güzelliğini şu sözlerle betimliyoruz: Cihangir'in ölümüyle Babür imparatorluğunun başına Cihangir'in dört oğlundan biri olan Khurram geçti. Tahta geçmesiyle beraber tüm dünya onu "Şah Cihan" olarak andı. Şah Cihan zeki, hırslı ve tutkulu bir imparatordu. Üçüncü eşi Mümtaz Mahal ise en büyük tutkusuydu. Ancak Şah Cihan, Mümtaz Mahal'ı 14. çocuklarının doğumu sırasında kaybetti. Bunun üzerine Şah Cihan, imparatorluğun tüm imkanlarını kullanarak karısına bir anıt mezar yaptırmak istedi. Tamamen beyaz mermerden oluşan bu mezarın yapımında dünyanın en iyi mimarları ve ustaları yer aldı ve tam 22 yılda tamamlanabildi. Bu yapı uzun yıllar sonra dünyanın yeni 7 harikası arasına girecek, ölümsüz aşkın en görkemli simgesi olacaktı ve herkes ona Taj Mahal diyecekti. 

 

Geleneksel Hint yemekleriyle doyacağımız güzel bir öğle yemeğinin ardından, tüm turist aktivitelerini tamamladığımıza göre Başka Türlü Macera'ya özel aktivitelere gelebilir sıra. İlk olarak soluğu Yamuna nehrinin kıyısında alacağız çünkü Hindu kültürünün alt kastlarından birinde yer alan ve tüm şehrin çamaşır yıkayıcıları olarak bilinen Dhobiler'in rengarenk dünyasına konuk olacağız. Gün yavaş yavaş batmaya hazırlanırken, yine önemli bir ziyaretimiz olacak. Biliyorsunuz seyahatlerimizde en çok önem verdiğimiz konulardan biri de Sürdürülebilir Turizm İlkelerine uygun şekilde yerel hayatı gözlemlemek ve elimizden geldiğince yerel kültüre destek olmak. Bu anlayışın Hindistan ayağında Babür Mirasları Yürüyüşü adı verilen bir köy ziyaretimiz var. 

 

Kachhpura köyünde Agra Belediyesi ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının destekleriyle benzerlerine örnek olabilecek bir proje geliştirilmiş ve Hindistan'ın tarihi değerleri arasında gizli kalmış köy yaşamının turizmle beraber desteklenmesi amaçlanmış. Biz de bu ziyaretle köydeki kadın ve çocuklar için daha yaşanabilir şartlar oluşturulması hedeflenen projeye destek vermiş olacağız.

 

Kachhpura köyünde başlayan yürüyüşümüz Babür İmparatoru Hümayun'un astrolojik gözlemlerini yaptığı Gyarah Sidi ve yine imparatorun adına inşa edilen Hümayun Camii'nin ardından Taj Mahal'i ay ışığında izlemek için Yamuna nehri kıyısında yaptırılan Mehtap Bagh yani ay bahçelerinde son bulacak. Böylece hem taşradaki Hint kültürünü görmüş hem saklı kalmış tarihi eserleri ziyaret etmiş hem de yerel halka destek vermiş olacağız. Bir taşla üç kuş!

 

Akşam yemeğinde geleneksel Hint yemeklerine doyduktan sonra otelimize çekileceğiz. Hindistan’daki ilk gecenizde Binbir Gece Masallarından fırlamışçasına rüyalara dalacağınıza eminiz.  

 

2.Gün: Agra – Mathura – Agra

 

İkinci günümüzün sabahında gün doğumuyla beraber Taj Mahal'e doğru yola çıkacağız, hem etrafta en az kişinin olduğu hem de yeni doğan güneşin beyaz mermer üzerinde dans ettiği bu saatler Taj Mahal'in en güzel saatleri. Dünya Harikaları listenize bir tik daha atıp kahvaltıya hak kazanmış oluyorsunuz. 

 

Kahvaltı sonrası da Şah Cihan'ın Taj Mahal'i uzun uzun seyrettiği ve aynı zamanda imparatorluğunu yönettiği Agra Kalesi'ni dolaşacağız. İroniye bakın ki Şah Cihan ömrünün son yıllarını da yine bu kalede oğlu Aurangzeb tarafından hapsedilerek geçirmişti ve burada hayata gözlerini yummuştu. Ayrıca Baby Taj olarak bilinen ve bizce en az Taj Mahal kadar güzel olan Itimad-ud-Daulah mozolesini de ziyaret edeceğiz.

 

Ölümsüz aşkın simgelerinden biri haline gelmiş Taj Mahal’e doyduktan sonra holi festivali için Mathura ve Vrindavan’a doğru yola çıkıyoruz. Hindistan'daki yerel halk, turistlerin aksine Holi kutlamalarında Vrindavan'da oluyor. Biz de Holi'yi yani baharın gelişini bir Hintli gibi kutlamak için bu küçük şehirlere gidip rengarenk boyaların arasında kaybolacağız.

 

Hava kararmaya başladığında yepyeni bir deneyim için bir araya geliyoruz. Çünkü Agra'da fantastik bir sokak lezzetleri turu bizi bekliyor. Bu tur boyunca yüzyıllardır damakları süsleyen Babür mutfağının izlerini adım adım takip edeceğiz. Baharatlar, Hint ekmekleri, atıştırmalıklar ve tatlılar, ne ararsanız var bu turda. Merak etmeyin, gideceğimiz her nokta test edildi ve onaylandı, son derece temiz ve güvenilir. 

 

3.Gün: Agra – Abhaneri – Galta Ji – Jaipur

 

DSC 0449

 

Bugün yoğun bir gün, göreceğimiz yerler ve günün sonunda ulaşmamız gereken bir festival var. Kahvaltı sonrası ilk durağımıza; dünyanın en şaşırtıcı kuyusu olarak bilinen Chand Baori'ye doğru yola koyulacağız ve öğle yemeğimiz de yine yol üzerinde olacak.

 

Abhaneri köyünde 9. yüzyılda inşa edilen Chand Baori, 33 metre derinliği ile dünyanın en derin su kuyusu unvanına sahip. 13 katlı olan kuyu, yöredeki su ihtiyacını karşılamak ve yağmur sularını biriktirmek amacıyla inşa edilmiş. Tam 3500 merpen barındıran özel mimarisi Hollywood'un bile dikkatini çekmiş ve yakından bildiğimiz bazı film sahneleri burada çekilmiş.

 

Akşam saatlerinde Jaipur'a ulaşmadan önce bir durağımız daha olacak; Jaipur'u çevreleyen tepeler arasındaki bir geçide kurulmuş olan ve maymun tapınağı olarak da bilinen Galta Ji. Maymun görünümlü Savaş Tanrısı Hanuman'a adanmış bu tapınakta yaşayan maymun kabilesi oldukça meşhur aslında, kendileri National Geographic'e bile konuk olmuşlar. Galta Ji ile ilgili en ilginç detaylardan biri ise kadınlar. Hindistan'ın genelinde oldukça tutucu olan kadınlar buraya ibadete geldiklerinde yarı çıplak şekilde yıkanıyorlar.

 

Akşam yemeğimiz Jaipur'un en güzel restoranlarından Spice Court'un yemyeşil bahçesinde.  

 

 

  

4.Gün: Jaipur

 

1600xholi

 

Bu sabah Hindistan seyahatinin en özel deneyimlerinden birine davetliyiz. Ama güne yoga ile hazırlanmak şart; Jaipur'un önde gelen bir yoga eğitmeniyle dersimiz var. Yoga eğitmenimiz bu kısa eğitimi süslü bir yoga salonunda, ışıklar altında yapmayacak, aksine kendi evinin terasında olacak bu eğitim. Çünkü bu gerçek bir yoga eğitimi :) Kendisi 62 yaşında ve bir üniversitede profesör ama buna inanmayacaksınız, göstereceği hareketler ve anlatacakları sizi de şaşırtacak.

 

Hatırlatalım yoga bir din değildir, dogmatik değildir, kişinin rengi, ırkı, dini, milliyeti, cinsiyeti ne olursa olsun herkes içindir, tüm insanlığa ait bir felsefedir. Yoga baş aşağı durmak, akrobatik pozlar almak veya az bir miktar sebze ile beslenmek ya da bir lokma bir hırka edebiyatı da değildir. Yoga birlik, tamlık, bütünlük, sükûnet, huzur ve aynı anda tüm evrenle iletişim içinde bulunabilme yoludur.


Günümüzün karmaşasında Yoga, insanlığa olağanüstü bir kaynak sunar. Bu kişinin varlığında bulunan öz benliğin keşfedilmesi ile gelişir. Çoğunlukla stres azaltma metodu olarak görünse de bunun haricinde fiziksel, zihinsel ve ruhsal planlarda çok büyük faydalar sunar. İster daha önce yoga ve meditasyon konusunda tecrübeli olun, ister ilk kez tanışın. Yoganın ana vatanındaki bir saatlik seans ve sonrasında meditasyon, yoga ve Hint kültürüne yapacağımız sohbet size yepyeni bir bakış açısı kazandıracak.

 

Yoga dersi sonrası geç bir kahvaltı için otelimize geri döneceğiz. Kahvaltının ardından da rengarenk kutlamalar bizi bekliyor olacak. Önce tuk-tuklarla eski şehirde tur atacağız ve tüm şehrin nasıl bir panayıra döndüğünüzü kendi gözlerinizle göreceksiniz. Sonrasında da kutlamalar için özel olarak hazırlanmış alanda biraz kirleneceğiz, öğle yemeğimiz de yine bize özel olarak hazırlanacak.

 

Yemek sonrası otele dönüp üstümüzü değiştirdikten sonra Govind Dev Ji tapınağındaki akşam ayinine katılacağız. Sonrasında da akşam yemeğimiz şehrin en şık restoranlarından Govindam Retreat'de. Bu akşam uykuya dalmak da güçlük çekmeyeceğiniz kesin :)

5.Gün: Jaipur

 

Bu sabah Hindistan seyahatinin en özel deneyimlerinden birine davetliyiz. Yüzlerce Hindu'nun bir ağızdan ilahiler söylediği sabah ayinini izlerken siz de içinizde tarifsiz bir kıpırdanma hissedeceksiniz. Güzel enerjinin, motivasyonun, birlik ruhunun doruklara ulaştığı bu ayini uzun yıllar boyunca unutamayacaksınız. Ayin sonrasında ise soluğu Jaipur'un meşhur çiçek marketine alacağız. Sonrasında ise geç bir kahvaltı için doğruca otele.

 

Kahvaltının ardından da rotamızda Jaipur'un bir diğer fantastik kalesi Amber ve kristal odaları, Şehir Sarayı ve Rüzgar Sarayı var. Ayrıca Jaipur'un yerel çarşılarını dolaşmak için de fırsatımız olacak.Yorucu günün ardından akşam yemeği ve otelimiz bizleri bekler.

 

6.Gün: Jaipur – Varanasi

 

Ruhani deneyimlerle dolu bir güne hazır olun. Jaipur’daki son günümüze erkenden katılacağımız yoga ve meditasyon dersleri ile başlıyoruz. Biliyoruz, İstanbul’da aynı deneyimi bulamayacaksınız o yüzden tadını çıkarın. 

 

Jaipur’dan sonraki durağımız olan Varanasi’ye gitmek için kısa bir uçuşumuz olacak.

 

Akşam saatlerinde Ganj'a geri döneceğiz çünkü artık Varanasi ile özdeşleşmiş Aarti törenlerine yüzlerce Hindu ile birlikte katılma vakti. Dumanlar arasında izlediğimiz törenlerin ardından çiçeklerimizi Ganj nehrine bırakıp önce Tandoor Villa'da akşam yemeğine sonra da otele gitmeye hak kazanmış olacağız. Gece yatağa uzandığınızda geçirdiğiniz günün gerçekliğine inanmakta zorluk çekebilirsiniz ancak siz yine de dinlenmeye çalışın, çünkü ertesi sabah gün doğumunda bu kez Ganj Nehri'nin puslu yüzüyle karşılaşacağız.

 

7.Gün: Varanasi – Yeni Delhi

 

varanasiKapak 

Karanlık gecenin son dakikaları, sabahın ilk ışıkları Ganj'ın üzerine vurmak üzere...

 

Yüzlerce Hindu nehir kenarında bu anı bekliyor. Yüzünü ağır ağır göstermeye başlayan güneşin rengi, biraz ileride yükselen alevlerin rengiyle hemen hemen aynı. Gün yavaş yavaş aydınlanırken burunlarında altın renkli hızmaları ve renk renk kıyafetleriyle kadınlar ve alınlarında sarı, kırmızı ve beyaz renklerden oluşan dinsel izlerle erkekler suya giriyorlar. Kimileri günahlarından arınmak için bu kutsal nehrin sularında yıkanırken, kimileri sevdiklerinin cansız bedenlerini Hinduizmin temelini oluşturan ölüm yaşam döngüsünden kurtarmak için alevlere teslim ediyor. Hindular için ölüm ve yaşamın kesiştiği Ganj Nehri'nde yeni bir gün başlamak üzere.

 

Artık gözünüzü açabilirsiniz, çünkü bu sabah yukarıda anlattığımız öykünün tam içine, yok edici tanrı Şiva'nın şehri Varanasi'ye uyanacağız. Gün henüz aydınlanmamışken uyanıp bizi nehirde bekleyen teknemize geçeceğiz. Nehirde süzülürken bir yandan alevler arasında bedenlerin yakıldığı bir yandan da kutsal sularda insanların yıkandığı ghatları seyredeceğiz. Hindistan'dan en unutamayacağınız anların bunlar olması muhtemel.

 

Öğle yemeğimizi yedikten sonra rotamızda Varanasi yakınlarında bulunan ve Buda'nın öğretisini dünyaya yaymaya başladığı Sarnath da olacak. Sonrasında yeniden ghatlara ve sokaklara döneceğiz. Ancak dikkat edin, karşınıza aniden sırtlarında taşıdıkları ölüyü yakma törenine götürenlerle karşılaşabilirsiniz. 

 

Sıra yeniden başkent Yeni Delhi. Kapanış için fantastik bir gösteri bekliyor bizi, tabi ki sonrasında da şahane bir yemek. Yeni Delhi yakınlarındaki Gurgaon'da bulunan Kingdom of Dreams adlı gösteri merkezinde Zangoora adlı Bollywood müzikaline biletimiz var, yerinizde duramayacaksınız :)

 

 8.Gün: Yeni Delhi

 

Resmi olarak pek çok dinin devlet tarafından tanındığı Hindistan'da bu çeşitliliği en bariz göreceğimiz yer 20 milyon nüfusa sahip Yeni Delhi. Bu çeşitliliği temsil eden en özel yerlerden biri de Gurudwara Bangla Sahib tapınağı da Yeni Delhi’deki günümüzün ilk durağı olacak. Başlarında bulunan sarık şeklindeki türbanları ve çoğunluğunun tıraş etmeyi reddettiği uzun saç ve sakalları ile tanıdığımız Sihlerin dünyasına konuk olmak müthiş bir deneyim olacak. Bu tapınakta günün 24 saati yemek, bulaşık ve temizlik gibi işler gönüllülük esasına göre yapılıyor ve isteyen herkes bu aktivitelerde görev alabiliyor. Farklı dinlerden ve ırklardan binlerce insanın bir araya geldiği ve ruhani deneyimin tavan yaptığı tapınak sizi de çok etkileyecek.

 

Tapınaktaki işlerimizi halledip Taj Mahal'e ilham kaynağı olan Hümayun Türbesi'ni de bir turist edasında gezdikten sonra Hint yemekleri bizleri bekler. 

 

Öğle yemeğimizi yedikten sonra hemen sokaklara döneceğiz, bizi bekleyen rikşalarla rotamız Chandni Chowk. Kalabalık sokaklarda yüzlerce dükkanın bir arada bulunduğu bölgedeki ilk durağımız biraz acı aslında! Hani Hindistan yemekleri denince akla baharat gelir ya, işte biz de yönümüzü baharat başkenti Khari Baoli Baharat Çarşısı'na çevireceğiz. Dar sokaklarda, tarihi pasajlarda yıllara meydan okuyan küçük dükkanlardan yayılan baharat kokuları başınızı döndürecek. Baharat severler için 90 yıllık çok özel bir baharat dükkanında alışveriş molamız da olacak. Sonrasında Masala çayları bizden. 


Çayları bizim usülde höpürdeterek içmek serbest, ardından Eski Delhi'nin sokakların tadını çıkaracağız. Hintlilerin kaosun içinde nasıl mutluluk bulduğunu anlamak için fantastik bir yürüyüş olacak bu. Sonrasında Hindistan'ın en büyük camilerinden Cuma Camii'ni ve Babür İmparatorluğu'nun 200 yıllık evi Kızıl Kale'yi de görüp otelimize çekileceğiz. Akşam yemeğimiz içinse çok özel bir seçim yaptık, Yeni Delhi’nin en iyi restoranlarından birindeyiz. 

9.Gün: Eve Dönüş

 

Sabah çok erken saatlerde eve dönme vaktimiz gelmiş olacak, tavsiyemiz ülkeye veda etmek üzere havalimanında uçağımızı beklerken Hindistan'da geçirdiğimiz günleri kısaca hatırlamanız. Yeni Delhi’nin eski sokaklarını, ölümsüz aşkın simgesi Taj Mahal’i, pembe şehir Jaipur’daki Holi kutlamalarını, Hinduların ölmeye geldiği kutsal şehir Varanasi’yi, dünyaca ünlü filmlere dekor olan Chand Baori’yi, fantastik çöl kalelerini, rengarenk çarşıları ve tapınakları, katıldığımız Yoga derslerini, Hint danslarını, eşlik ettiğimiz ayinleri, kimi zaman sokakta kimi zaman da sarayda tattığımız Hint mutfağından lezzetleri zihnimizin nadide bir köşesine kazıyıp, çantalarımızda unutulmaz anılarla birlikte eve dönebiliriz artık.

Uçuş

ucus

Rota

harita 2 

 

Program

program

Konaklama

otel

Yemek

yemek

Vize

 
vizevize 2

Deneyimler

deneyim 1deneyim 2

Ücret

ucretodeme planı
 
taksit
 
btm ltd tursab logo

Kaydol

 
  
btm ltd tursab logo
 

Hatırlatmalar

hatirlatmalar mart