#BaşkaTürlüKüba

Neler Göreceğiz?

Bu seyahatin detaylarını pdf olarak indirebilirsiniz. 

havana kapak

 

Türkiye'de kış gelmek üzere olduğunda Başka Türlü Macera'nın direksiyonu sıcak denizlere kırma vakti gelmiş demektir. Kısacası bizden çok talep edilen #BaşkaTürlüKüba'nın tam vakti. Yine sıradışı deneyimlerle dolu bir seyahat için yerinizi şimdiden alın :)

 

Elbette bu sıradan bir Küba seyahati olmayacak, hep söylediğimiz gibi ''başka türlü'' olacak. Küba denince aklınıza ne geliyorsa bu seyahatin içinde bulacaksınız. Mesela bizim aklımıza gelenler devrimin izleri, Karayip kumsalları, klasik Amerikan arabaları, keyifli restoranlar, lezzetli kokteyller ve yerel halkla kaynaşma. O yüzden biz de seyahati bu deneyimler üzerine kurguladık. Kalacağımız noktalar bile yerel ailelerin devletin özel izniyle işlettiği ve 'casa particular' denilen şehrin tam merkezindeki evler.

 

Rotamız o kadar yoğun ki; Havana sokaklarında başlayan seyahatimiz, yerel halkın işlettiği 'paladar' adı verilen şık restoranlarda ve eğlenceli gece klüplerinde devam edecek. Kimi zaman klasik Amerikan arabalarıyla şehir turu atacağız, kimi zamansa elimizde mojitolarımızla terastan şehri seyredeceğiz, hatta kendi mojitomuzu nasıl yaparız onu öğreneceğiz. Bunları yaparken elbette Küba devriminin izlerini takip etmeyi de ihmal etmeyeceğiz.  Rotamızda Devrim Müzesi, Partagas Puro Fabrikası ve şehrin tüm önde gelen meydanları olduğu gibi Che'nin mozolesinin bulunduğu Santa Clara şehri de olacak. 

 

Sonraki günlerde yolumuz önce Küba kırsalı ile tanışmak ve tütün çiftliklerini yerinde görmek için önce Vinales'e düşecek. Gitmişken de 120 metre genişliğindeki Prehistoria muralını yerinde görüp, içi su dolu mağaralarda tekneyle dolaşmaya çıkacağız. Sonrasında önce rengarenk Cienfuegos'da ardından da bizce Küba'nın en güzel şehri Trinidad sokaklarında salsa yapıp eve öyle geri döneceğiz. 

 

Özetle Küba'nın hakkını vermeden geri dönmek yok, detaylar için sizi şöyle alalım. 

 

Başlangıç: İstanbul - Havana

 

Yolculuğumuzun ilk durağı tabi ki İstanbul. Havalimanında buluştuktan sonra bizi diret olarak Küba'nın renkli başkenti Havana'ya götürecek olan Türk Hava Yolları uçağında yerimizi alacağız. Uzun bir yolculuk bizi bekliyor. Sağlam bir uyku da iyi olur ama uçakta uyuyamam derseniz Jose Canton Navarro'nun Küba Tarihi'ni okumak için güzel bir şans olabilir.   

 

1. gün: Havana 

 

anaKapak

 

Havana rengarenk bir şehir, uçağımız saat 08:00 sularında inmiş olacağında bizim de önümüzde uzun, dolu dolu bir gün olacak. Kalacağımız casa'ya yerleştikten sonra Küba'yı anlamaya önce en eskiden; yani Eski Havana sokaklarından ve şehrin nabzının attığı meydanlardan başlayacağız. Eskilerde bir kale-şehir olan Havana'nın yıllar içinde geçirdiği değişime kendi gözlerimizle şahit olmanın en iyi yolu da bu zira. Öğle yemeğimizi Dona Eutimia'da yedikten sonra bu kez klasik Amerikan arabalarıyla şehri selamlamaya gelecek sıra. Önce şehirde keyifli bir tur atacağız sonra da Devrim Meydanı'nda mola verip meşhur fotoğraf karelerini çektireceğiz. Ardından da araçları şehrin en özel noktalarından Hotel Nacional'in önüne parkedip Karayip Denizi'nde günbatımına karşı mojitolarımızı yudumlayacağız elbette.

 

Ancak en güzelini en sonra sakladık. Havana'nın salaş teraslarından birinde kendi mojitomuzu kendimiz yapacağız bu gece. Başka Türlü Macera elbette sizi düşündü. Seyahatten aylar sonra evinizde arkadaşlarınıza kendi yaptığınız mojitoyu ikram edip 'nerede öğrendin bu kadar iyi mojito yapmayı ?' diye soranlara 'elbette Küba'da' diye cevap vermeyi istediğinizi elbette biliyoruz. Sonrasında da salsa dersimize gelecek sıra. Salsa önemli, çünkü akşam yemeğini Casa Alta'da yedikten sonra gideceğimiz Fabrica de Arte Cubano'da dans ederken bunlara ihtiyacınız olacak :)

 

2. gün: Jaimanitas, Las Terrazas ve Soroa 

 

Bugün Havana'ya kısa bir ara verip direksiyonu batıya kırıyoruz. İlk durağımız Havana'ya yaklaşık 100 kilometre mesafedeki Jaimanitas balıkçı köyü. Ünlü sanatçı Jose Fuster'in mozaiklerle bambaşka bir hale getirdiği köyde mozaikler o kadar sevilmiş ki şimdilerde komşularının da evlerini mozaikle süslemesiyle beraber köy Fusterlandia olarak bilinir olmuş. 

 

İkinci durağımız ise Las Terrazas. Fidel Castro'nun 1960'larda kendi çabasıyla yürüttüğü proje sonunda UNESCO'nun Biyosfer Rezervleri'nden biri haline gelen bölge Küba'daki kahve yetiştiriciliğinin ilk başladığı yer aynı zamanda. Şimdilerde doğasıyla oldukça ilgi çekici olan bölgede Başka Türlü Macera'nın adına yakışır bir zipline deneyimimiz de olacak elbette. Öğle yemeğimizi de Las Terrazas'ta, El Romero'da yiyeceğiz.

 

Geceyi geçireceğimiz Vinales'e ulaşmadan önce bir durağımız daha var, o da Küba'nın Gökkuşağı olarak da bilinen Soroa. Yemyeşil köyü ve orkide bahçelerini gezdikten sonra ise bizi küçük bir süpriz bekliyor; Salto Arco şelalesi ve yüzme molası.

 

Vinales'e ulaştığımızda bizi şehrin keyifli paladarı El Olivo'da güzel bir akşam yemeği bekliyor, sonrasında güzel bir uyku.

 

3. gün: Vinales 

 

Aslında küçük ve şirin bir kasaba Vinales, ancak onu özel yapan bir şey var, bu verimli vadide yetiştirilen ve bir süre sonra Küba'nın meşhur purolarına dönüşen tütünlerin yetiştirildiği çiftlikler. Tarlaların arasında dolaştıktan sonra tabi ki tamamen organik öğle yemeğimize gelecek sıra. Bakarsınız Finca Agroecologica El Paraiso'da yemeğimizi yerken şeker kamışı ve üzümden üretilen guaratonları da tatma şansımız olur.

Yemekten sonra 120 metre genişliğiyle dünyanın en bilinen murallarından biri olan Prehistorico'yu görmeye gideceğiz. İnsan evriminin sembolize edildiği bu muralın yapımı tam 4 sene sürmüş. Doğanın oldukça cömert davrandığı bu topraklarda kayaların üzerine resmedilen bu büyüklükte bir muralı görmek gerçekten heyecan verici. 

Akşam yemeği 3J Bar de Tapas'ta. Orta Amerika'ya gelmişken tapas yemeden dönülür mü, dönülmez tabi ki. 

 

 

4. gün: Santa Clara ve Trinidad 

 

Küba Devrimi sırasında 1958 yılı Aralık ayında Ernesto Che Guevara komutasındaki 26 Temmuz Hareketine bağlı birlik Batista askerlerine karşı savaşarak Santa Clara kentini ele geçirir ve şehrin düşmesinden 12 saat sonra diktatör Batista Küba'dan kaçar. Böylece Fidel Castro birlikleri tüm ülkede kesin zafer kazanmıştır. Santa Clara Muharebesi de Küba Devrimi'nin son savaşı olarak bilinir. Bu yüzden bugünkü ilk durağımız olan Santa Clara, Küba tarihinde oldukça özel bir şehir.

 

Aslen Arjantinli bir doktor olan ve yaşamını Bolivya'da yine emperyalizme karşı savaşırken kaybeden Ernesto Che Guevara'nın naaşı da Küba Devrimi'ne yaptığı büyük katkıların anısına bu şehirde inşa edilen mozoleye yerleştirilmiş. Küba'ya kadar gelip de devrimin muhtemelen en meşhur figürüne ait mozoleyi görmeden dönmek olmaz elbette.

 

Şehrin muhtemelen en lezzetli restoranı Saboraarte'deki öğle yemeğimiz sonrası rotamız Küba'nın yaşayan müzesi Trinidad. Renkli evlerin, müzik dolu sokakların şehrinde kalacağımız casa'ya yerleştikten sonra kendimizi hemen gecelere vuracağız elbette. Akşam yemeğimizi şehrin en keyifli teraslarından birinde hizmet veren Vista Gourmet'de yedikten sonra Kübalıların sokağı yaşamayı neden bu kadar sevdiklerini tam yerinde, Casa de la Musica'da dansederken anlayacaksınız.

 

5. gün: Trinidad

 

day6Kapak

 

Bugün Trinidad ve çevresini görme zamanı. İlk durağımız zamanında bölgede bulunan ve köleliğin hüküm sürdüğü şeker kamışı tarlaları olacak. Ülke tarihini derinden anlamak için oldukça kafa açıcı noktalar olduğunu belirtelim. Sonrasında ise artık biraz deniz vakti. Karayiplere kadar gelmişken denizin tadına bakmamak olmaz çünkü. Küba'nın güney kıyılarında, çok da endüstrileşmemiş bir sahil bulduk sizin için, serinlemeye son derece uygun.

 

Akşam saatlerinde ise kendimizi canlı müziğin ve rumbanın kollarına bırakacağız. Önce yemek için San Jose'ye sonra da yemekte aldığımız kalorilerden kurtulmak için Palenque de los Congos Reales'e :)

  

6. gün: Cienfuegos - Domuzlar Körfezi

 

Başkent Havana'ya dönerken bazı yol üstü duraklarına uğramayı da ihmal etmeyeceğiz elbette. Bunlardan ilki deniz kıyısında yer alan şirin Cienfuegos kenti. Küba'yı uzun süre sömürge olarak kullanan Avrupalıların etkilerini de sıklıkla göreceğimiz Cienfuegos'da şehrin parkları, meydanları ve elbette deniz kıyısı boyunca uzanan Kordon bölgesi dikkatinizi çekecek ancak en çok beğeneceğiniz yer yaklaşık 100 yıllık Palacio de Valle olacak. Zaten bunu da terasında mojitolarımızı yudumlarken tartışabiliriz.

Öğleden sonraki durağımız ise turkuaz renkli sularıyla Domuzlar Körfezi olacak. Körfez her ne kadar Küba devrimi sonrasında Fidel Castro rejimini yıkmak isteyen A.B.D.'nin baltayı taşa vurduğu yer olarak bilinse de, şimdilerde pırıl pırıl sualtı ile pek çok kişiyi kolayca kendisine çekmeyi başarıyor.

Denize doyduktan sonra başkente geri döneceğiz. Çünkü yemeğimize hareketli latin ezgilerinin eşlik edeceği Los Mercaderes bizi bekliyor. Sonrasında her zamanki gibi gecelere akmak serbest. 

 

  

7. gün: Havana

 

IMG 9093 kapak

 

Bugünü tamamen Küba'ya özel deneyimlere ayırdık aslında. Kahvaltı sonrası rom müzesi ile başlayacak olan yolculuğumuz Ernest Hemingway'in Havana'da geçirdiği yıllarda sıklıkla uğradığı El Floridita'da bir dauiqiri molası ile devam edecek. Sonrasında ise Partagas Puro Fabrikası'nda ülkenin en meşhur ihracat ürünün nasıl yapıldığını kendi gözlerimizle göreceğiz. Öğle yemeği şehrin gözde mekanlarından Cafe Laurent'de yedikten sonra bu kez devrimin tüm izlerini taşıyan Devrim Müzesi'nde alacağız soluğu. Yakın tarihte neler yaşandığını, devrimin ne hüzünlü aşamalardan geçtiğini tüm çıplaklığıyla göreceğiz. Ardından da ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün büstünün de bulunduğu Liderler Parkı'nda Ata'mızı anmaya gelecek sıra. Büstün hemen önünde bulunan ''Yurtta Sulh Cihanda Sulh''  yazısı hepimizi hem gururlandıracak hem de duygulandıracak. Gün akşama dönmeden önce şehrin belki de en renkli noktası Hammel caddesinin duvarlarındaki tüm sanatsal dokunuşlara da bir göz atacağız.

 

Ancak en güzelini yine en sonra sakladık. Küba'ta vedayı elbette salsa ile yapacağız. Önce Vista Mar'da şahane bir akşam yemeği sonra da Casa de la Musica'da salsa dolu saatler bizi bekler.

 

 

8. gün: Eve dönüş

 

Artık eve dönme vakti, uzun bir yolculuk bizi bekliyor. Küba anılarını sindirmek için oldukça iyi bir zamanlama.

Uçuşlar

kuba2020Ocak

Rotamız

İstanbul'dan Türk Hava Yolları ile direkt olarak Küba'nın renkli başkenti Havana'ya uçacağız ve #BaşkaTürlüKüba maceramızın başlangıç noktamız burası olacak. 

 

kubaRota1

 

Küba içindeki oldukça renkli rotamız ise şu şekilde. 

 kubaRota2

Program

kubaOcak2020Program

 

* Programımızın şartlar doğrultusunda değişebileceğini belirtelim. 

 

Konaklama

kubaKonaklama

 

Geziye çift olarak katılma zorunluluğu yok. Tek başına geziye katıldığın takdirde geziye katılan başka bir gezgin ile oda arkadaşı oluyorsun :)

Yemek

kubaYemek

Vize

kubaVize

Deneyimler

kubaFarkli

Ücret

kubaOcak2020UcretkubaOcak2020OdemePlani 

taksit btm ltd tursab logo

Soruların veya diğer satın alma seçenekleri için bizi arayabilir ya da bize WhatsApp üzerinden yazabilirsin. 

Telefon: 0 212 251 9447 
Whatsapp: 0 533 264 3489

Kaydol

Bu geziye katılmak istersen lütfen aşağıdaki formdan bilgilerini gir. Geziye 20 kişi ile gidiyoruz bu yüzden ilk 20 kişi geziyi satın aldıktan sonra maalesef gezi kayıtlarını kapatıyoruz.

 
 
btm ltd tursab logo
 
Soruların veya diğer satın alma seçenekleri için bizi arayabilir ya da bize WhatsApp üzerinden yazabilirsin.
 
Telefon: 0 212 251 9447  
 Whatsapp: 0 533 264 3489

Hazırlıklar

kubaHazirlik1
kubaHazirlik2
kubaHazirlik3

İptal ve iade

İptal ve İadeler konusunda Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği'ne bağlı bir şekilde hazırlanan Satış Sözleşmesine uymakla yükümlüyüz.
 

Bize yazılı olarak bildirmek kaydıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilirsiniz.

 

1. Seyahatin başlamasından en az 30 gün önce yapılan iptal bildirimlerinde, ödenmesi zorunlu vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülüklerden doğan masraflar hariç olmak üzere, herhangi bir kesinti yapılmaksızın ödemiş olduğunuz bedeli size 14 gün içerisinde iade ediyoruz.

 

2. Seyahatin başlangıcına 30 günden az kalan iptal taleplerini maalesef kabul edemiyoruz. Böyle bir durumda tur bedelinin tamamını sizden alıyoruz ancak elinizde olmayan sebeplerden (bunlara mücbir sebepler deniliyor) dolayı seyahati iptal etmek durumunda kaldıysanız, yapmış olduğunuz ödemenin iadesi için adınıza yaptırdığımız Güvence Paketi'ne başvurup sigorta aracılığıyla iade başvurusunda bulunabilirsiniz. Sigorta şirketi başvurunuzu inceleyecek ve size bu konuda geri dönüş yapacaktır.

 

Size göndereceğimiz satış sözleşmesinde bu konular hakkında daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.