#BaşkaTürlüJaponya

Detaylar

Bu seyahatin detaylarını PDF olarak indirebilirsiniz.

1280xbambu 

Türkiye'nin en sıra dışı Japonya programı #BaşkaTürlüJaponya şeker bayramında yola çıkıyor. Blog'larda bile eşine rastlayamayacağınız deneyimlerden kısaca bahsedip sonra detaylara geçelim. 

 

Üst üste 3 kez Japonya karate ulusal şampiyonu olmuş bir sensei'den karatenin temellerini uygulayarak öğreneceğimiz gibi Sumo güreşçilerini sabah antrenmanlarında ziyaret edip onlara hiç olamayacağımız kadar yakın olacağız. Japon teknolojilerinin son örneklerini SEGA'nın geliştirdiği VR, sanal gerçeklik oyunu ile deneyimleyip simülasyon teorisine giriş yapacağız. Tokyo'nun ışıklı caddelerinde rengarenk karting araçlarıyla sürüş keyfi yaparken kurşun trenler ile hız sınırlarını zorlayacağız. Efsane "Kill Bill" filmine sahne olmuş otantik bir izakaya restoranında yediğimiz geleneksel yemekler ile ünlü lezzet noktalarında yediğimiz suşi ve dünyaca ünlü Kobe biftekleri yarışacak. Tokyo'nun meşhur sokak lezzetlerini de tadacağımız bir akşamı da unutmadık. Gündüz sake ve şocuyu tanımak için bir müzede hem bilgi alıp hem de tadım yaparken akşam Golden Gai bölgesindeki küçük geleneksel barlarda bu tecrübemizi konuşturacağız. Ayrıca seyahat öncesi Galata'daki merkezimizde aldığımız basit Japonca eğitimini Japonlar ile sosyalleşmek için kullanmanın tam fırsatı. Sonrasındaki karaoke partisi için şarkınızı şimdiden seçin. Kimono giyip yeşil çay içmenin inceliklerini öğrenebileceğimiz bir çay seremonisi ile kültürün derinliklerine inmeye devam edeceğiz. Japon bahçelerini birbirinden etkileyici tapınakları ve bahçeleri gezerken mest olmaya hazır olun. Geyşa kültürüne yakından tanıklık edebileceğiniz bir Maiko dans gösterisi gezinin en güzel deneyimlerinden. Konaklama da bizim için bir deneyim. Dünyanın en küçük otel odaları olan kapsül otelde bir gece geçireceğimiz gibi Japonya'nın en meşhur dağı olan Fuji'yi izlerken bir taraftan kaplıca havuzunda keyif yapabileceğimiz kaplıcalı geleneksel otel odalarında da konaklayacağız. Kısacası #BaşkaTürlü bir Japonya seyahati yaşayacağız. Seyahatin detayları için okumaya devam edelim.

 

Seyahat Öncesi: Başka Türlü Macera seyahat merkezinde buluşma

 

Biliyorsunuz #BaşkaTürlüMacera seyahatleri her zaman Galata'daki seyahat merkezinde başlar. #BaşkaTürlüJaponya öncesi seyahat merkezinde buluşup hem tanışacağız hem de sorularınıza yanıt vereceğiz. Ama daha da önemlisi bu buluşmada küçük bir Japonca dersimiz de var. Japonya'dayken az da olsa Japonlar ile kendi dillerinde iletişim kurmanın ne kadar önemli ve eğlenceli olduğuna şahit olacaksınız. 

 

1. gün: İstanbul

 

Yolculuğumuzun ilk durağı tabi ki İstanbul. Cuma gecesi havalimanında buluştuktan sonra bizi Tokyo'ya götürecek Kore Hava Yolları uçağında yerimizi alacağız. Seyahati Tokyo gidiş Osaka dönüş şeklinde planladığımız için bu uçuşu tercih ettik. Uzun bir yolculuk bizi bekliyor. Sağlam bir uyku da iyi olur ama uçakta uyuyamam derseniz önerimiz her zamanki gibi güzel bir kitap ya da film. Tavsiyemiz Hayao Miyazaki'nin en önemli animasyon filmlerinden "Spirited Away" ya da Arthur Golden'ın ünlü eseri "Bir Geyşanın Anıları" kitabı.

 

2. gün: Tokyo

 

Japonya ile Türkiye arasında 6 saatlik bir zaman farkı bulunuyor. Bu yüzden Tokyo'ya Cumartesi gecesi saat 20:00'da ineceğiz. Pasaport işlemleri sonrası havalimanında BaşkaTürlüMacera'nın Japon üyesi bizi karşılayacak. Bu seyahatte çok şanslısınız çünkü iyi seviyede Türkçe konuşan bir Japon rehber ile iyi derecede Japonca konuşan Türk bir rehber eşlik edecek size. Havalimanından özel aracımızla ayrılıp otelimize yerleşeceğiz. Uzun bir yolculuk yaptığımız için dinlenmek iyi fikir. Ertesi sabah deneyimlerle dolu Japonya seyahatimiz başlayacak. Yok efendim "jetlag" olurum beni uyku tutmaz diyorsanız otelimizin bulunduğu bölgenin barlarıyla meşhur olduğunu söyleyelim.

 

3. gün: Tokyo: Sumo Antrenmanı, Omotesando, Harajuku, Shibuya, Kobe Bifteği, Şehirde Mario Kart, Food on Foot, Golden Gai

 

1280xsumo

 

Harika bir deneyim ile başlıyoruz bugün, Japon kültürünün önemli taşlarından biri sumo güreşine yakından tanıklık edeceğimiz sumo antrenmanına çok erken saatlerde katılacağız. Bu antrenman sırasında çok sessiz bir şekilde yere oturup bu iri güreşçilerin ritüellerini izleyeceğiz.

 

Antrenman sonrası Japonya'nın en meşhur caddelerinden biri Omotesando bulvarında yürüyüş bizi bekliyor. Bu ışıltılı cadde ülkenin ve dünyanın önde gelen markalarının vitrinlerine ev sahipliği yapıyor. Aklınıza gelebilecek en pahalı markaları burada görmek mümkün. Ağaçlarla kaplı bu geniş bulvarı yürüyüp Harajuku isimli bambaşka bir dünyaya çevireceğiz yönümüzü. Bu semtin en meşhur sokağı olan Takeshita sokağı Japon gençlik modasının kalbi olarak biliniyor, öyle ki başka bir yerde göremeyeceğiniz sıra dışı tarzda kıyafet ve aksesuarlar ile bu modayı takip eden gençler son derece ilgi çekici.

 

Harajuku semtinden geçtikten sonra öğle yemeği için bir randevumuz var. Japonya wagyu denilen özel sığır etleri ile meşhur. Bu sığırlardan en meşhuru Kobe olmasına rağmen Japonya'da Kobe eti gibi daha birçok et çeşiti bulunuyor. Öğle yemeğimizde Kobe ve Yamagata etlerinden örneklerin ustaca sunulduğu bir restoranda ızgara et anlamına gelen Yaki Niku ile tanışacağız. Yemeğin yanında tavsiyemiz pirinç içkisi olan sake. 

 

Bu lezzetli Kobe bifteği ziyafeti sonrası bir kahveyi de es geçmeyelim. Kahvemizi dünyanın ikonik meydanlarından biri Shibuya meydanında içmeyi tercih ediyoruz. Bu meydana geldiğinizde "Ah evet, Japonya'dayım" diyeceksiniz çünkü Shibuya meydanı dünyanın en kalabalık yaya geçidine ev sahipliği yapıyor. Ne kadar kalabalık olduğunu anlamak için meydanı en iyi gören nokta olan Shibuya Starbucks'ta kahvelerimizi aldıktan sonra yaya geçidinde ışıkların yeşile dönmesini bekleyebiliriz.

 

Kahvelerimizi içtiğimize göre sıradaki süper deneyim için hazırız. Çocukken çok severek oynadığımız konsol oyunu Mario'yu hatırlarsınız. Şimdi Mario oynamak yerine Mario olup Tokyo'nun en işlek caddelerinde karting arabaları kullanarak fink atacağız. En sevdiğin süper kahramanın kıyafetini seçip direksiyonun başına geçme ve Tokyo caddelerinde bir animasyon filminin içine girme vakti. Bir saat sürecek bu müthiş deneyim sırasında Japonların şaşkın bakışları arasında Shibuya, Harajuku ve Omotesando gibi işlek bölgelerin caddelerinden geçeceğiz.  

 

Karting deneyimi sonrası Shibuya'nın trend mahallesi Ebisu'ya yöneleceğiz. Bu akşam yemeğimizi farklı bir deneyime dönüştürelim istedik ve Ebisu bölgesinin küçük restoranlarında farklı Japon lezzetlerini tadarak yürüyelim istedik. Tokyo "food on foot" deneyimi ile Japon yemek kültürünü anlamak zor olmayacak. Yemek kültürünü anladık peki ya içme kültürü nasıl? Onu anlamak için sıradaki deneyimden, Golden Gai'dan bahsedelim. Shinjuku'da yer alan bir bölge Golden Gai ve burada onlarca geleneksel küçük Japon barı bulunuyor. Gerçekten küçük mekanlardan bahsediyoruz; ortalama 10-15 kişi sığabiliyor bu barlara ve çoğunlukla ayakta alıyorsunuz içeceklerinizi. Japonlar iş çıkışı bu tür mekanlarda 1-2 kadeh içmeyi ve sosyalleşmeyi seviyorlar. Bu sayede bir taraftan geleneksel Japon içeceklerini tanıyıp bir taraftan Japonlarla sohbet etme imkanı bulacağız, artık Japoncanızı konuşturma vakti!   

 

4. gün: Tokyo: Sanal Gerçeklik Oyunu, Karate Dersi, Sake Müzesi, Kill Bill Restoranı

 

1280xkarate

 

Japonya bir deneyimler ülkesi ve Japonya denilince aklımıza gelen şeylerden birisi de teknoloji. Son zamanların en heyecan verici teknolojik gelişmelerinden birisi Japonya'nın bu konuda çok iyi olduğu Sanal Gerçeklik yani VR. Akihabara semtine hareket edip burada SEGA firmasının geliştirdiği bir sanal gerçeklik oyunu odasına gireceğiz. Oyun sonrası kendinizi sanallık ile gerçekliğin aslında birbirine ne kadar yakın olduğu konusunda sorgulayabilirsiniz


Bu sorgulamalar sürerken biz sizi geleneksel bir öğle yemeğine götürelim. Yemek sonrası ise bizi yine özel bir deneyim bekliyor. Japonya'da üst üste 3 kez karate şampiyonu olmuş bir sensei bize özel 1 saat süren bir karate eğitimi vermek için bekliyor. Elbette öncesinde beyaz karate kıyafetlerimizi giyeceğiz. Karate nedir, ne için yapılır ve temel vuruşları nelerdir hepsini ustamızdan uygulamalı olarak öğreneceğiz. 

 

Artık uzak doğu dövüş sanatlarının göz bebeği karate hakkında bilgilendiğimize göre biraz da farklı bir alanda kültürlenme vakti. Biliyorsunuz Sake Japonya'nın en meşhur içeceği. Japonya Sake ve Şocu Bilgi Merkezi aslında sake ve şocu hakkında bilgilendirme yapan bir müze ama aynı zamanda tadım da yapabiliyorsunuz. Japonya'nın farklı bölgelerinden getirilen sakeleri tatma vakti. 

 

Karate ve sake tadımı sonrası akşam yemeğimiz için özel bir restorana davetliyiz. Kill Bill filmini izlemediyseniz Japonya turu öncesi mutlaka izleyin. Çünkü bu akşam yemeğinde gideceğimiz restoran Kill Bill filmindeki bir dövüş sahnesinin geçtiği yer. Bilirsiniz Quentin Tarantino filmlerinde her zaman özel mekanları tercih eder. İzakaya formatındaki bu restoranının hem tasarımına hem de yemeklerine bayılacaksınız. 

 

Akşam yemeği sonrası otelimize dönüyoruz ancak belki de Golden Gai aktarmalı döneriz, ne dersiniz?

  

5. gün: Fuji Dağı, Kawaguchi Gölü, Fuji Manzaralı Kaplıca

 

1280xfuji sakura

 

Bu sabah artık Tokyo'dan ayrılıp Japonya'nın en saygın ve kutsal dağı Fuji'ye hareket ediyoruz. Evet Japonlar dağa bile saygı duyuyorlar. Fuji dağı 3776 metre yüksekliğinde aktif bir yanardağ. Zirveye yakın kısımları genellikle karla kaplı oluyor bu yüzden geçmişten beri Fuji resmedilirken üst kısımları beyaz bir dağ olarak çizilmiş ve Japonya'nın ikonik bir dağı olmuş. 

 

Fuji bölgesine geldiğimizde dağın eteklerinde bulunan Kawaguchi gölünde hem tekne gezisi yapıp hem de Fuji manzarasını izleyeceğiz. Fuji aktif bir yanardağ demiştik o yüzden dağın çevresinde çok fazla kaplıca bulunuyor. Bu kaplıcalara Japonca'da "onsen" deniliyor. Tekne gezisi sonrası otelimize yerleşeceğiz. Otelimiz hem onsen özellikli hem de Fuji manzaralı odalara sahip çok keyifli bir otel. Bir taraftan kaplıca keyfi yaparken bir taraftan da Fuji'yi izlemek mümkün. Bizler için çok alışık olmadığımız bir detaydan da bahsetmemiz gerekiyor. Kaplıcalar kadın ve erkek şeklinde ayrılıyor ve çıplak girme zorunluluğu var. Evet yüzme kıyafeti ya da peştemal ile kaplıca havuzuna girmek yasak. Eğer bu konuda utangaç iseniz odanızdaki küvette kaplıca keyfi yaşayabilirsiniz.  

  

 

6. gün: Kyoto: Kiyomizudera Tapınağı, San-nen Zaka, Yasaka Tapınağı, Kaitenzuşi

 

1280xkiyomizu default 

 

Onsende hem keyifli vakit geçirmiş hem de cildimizi güzelleştirmiş şekilde Fuji'den ayrlılıp dünyanın en güzel şehirlerinden birine, Kyoto'ya hareket ediyoruz. Bu şehir neden dünyanın güzide şehirlerinden biri, bunu Kyoto'da geçireceğimiz 3 günün sonunda anlamış olacağız. Şehirde 17 tane UNESCO dünya mirası listesinden eser olduğunu söylersek biraz ipucu vermiş oluruz. Türkiye'nin tamamında bu listeden 16 adet eser var. 

 

Kyoto aynı zamanda Japonya'nın eski başkenti. Yüzlerce tapınak, geleneksel restoranlar, evler, geyşalar ve yemyeşil doğası ile hayran kalma garantili bir şehir. Şimdi Kyoto'da neler yapacağız, detaylara geçelim.

 

Kyoto'da otelimize yerleştikten sonra şehri keşfe Kiyomizu-dera tapınağından başlıyoruz. Bu Budist tapınak 1200 yıllık tamamı ahşaptan yapılmış dev bir yapı. Ormanın içine inşa edilmiş ve ismi temiz su anlamına geliyor. Tapınağa çıkan yol üzerinde geleneksel Japon mimarisiyle yapılmış birçok ev bulunuyor. Bu yüzden tapınak sonrası san-nen ve ni-nen zaka olarak bilinen Kyoto'nun eski mahallesine zamanda yolculuk hissi uyandıracak bir yürüyüş bizi bekliyor. Eski ahşap evlerin arasından Kyoto'nun yeni şehir merkezine doğru yürürken önümüze çıkan Yasaka şinto tapınağı eski mahalle ile yeni şehrin merkezi Gion arasında bir kapı gibi. İşte Japonya'yı ilginç yapan detaylardan biri de bu aslında, geleneksellikle modernliğin buluşma noktası. Modern Japonya'ya bu noktadan giriş yapıp Gion caddelerinde yürüyüş yaptıktan sonra akşam yemeği için ilginç bir suşi restoranına konuk olacağız. Bu restoranda tabak üzerinde suşiler taşıyıcı bir bant üzerinde sürekli dönüyor ve istediğiniz tipteki suşiyi önünüze alıp yiyebiliyorsunuz. Bu tarz suşi restoranlarına kaiten-zuşi deniliyor. Burası güzel bir suşi restoranı ve rezervasyon almadığı için kısa bir süre kuyrukta beklememiz gerekebilir.

 

  

 

7. gün: Kyoto: Kinkaku-ji Tapınağı, Ryoan-ji Tapınağı, Arashiyama Bambu Ormanı

 

1280xkinkakuji

 

Kyoto kuşkusuz Japonya'daki en özel şehir. Yüzlercesi bulunan tapınakların bahçesinde yürümek adeta bir filmin içine girmek, bir açık hava müzesinde dolaşmak gibi. Nereye baksanız bir bahçe veya tapınak görürsünüz, bu yüzden yalnızca Japonya'nın değil dünyanın en özel şehirlerinden biri.

 

Güne altın tapınak Kinkaku-ji ile başlıyoruz. Tapınağın akçaağaçlarıyla süslü bahçesine giriş yaptıktan sonra ana bahçeye girdiğimizde altın rengiyle Kinkaku-ji gözlerimizi alacak. Bu Budist tapınağın altın gibi görünen tüm kısımları gerçekten de altın. Üzerinde 20 kg kadar altın bulunuyor. Oradayken içinizden hesap yapıp vaktinizi harcamayın diye buraya yazıyoruz. Yaklaşık değeri sekiz milyon Amerikan Doları. Kinkaku-ji den çıktıktan sonra Ryoan-ji adında Zen Budizmine ait bir tapınak var rotamızda. Aslında Zen budizmi Taoizm'den etkilenmiş Çin Budizminin bir dalı. Tapınağın en özel bölümü sadeliğiyle hayran bırakan zen bahçesi. Bahçede bulunan 15 adet taşa hangi açıdan bakarsanız bakın 15'ini birden görmeniz imkansız. Verilmek istenen mesajı orada tartışabiliriz ancak derinlemesine düşünmek isteyen arkadaşları keşiş olmak üzere tapınakta bırakabiliriz.

 

Zen tapınağından çıkıp mahalle arasında ilerleyip evlerin arasında çok yerel bir restorana konuk olacağız. Her noktasında fazlaca turist olan Kyoto'da gerçek bir lezzet deneyimi olması için bu restoranı özenle seçtik. Bir yaşlı amca ve teyzemizin evinin altında işlettiği bu yerel restoranda Japon ev yemeklerinden örneklerle öğle yemeğimizi yiyeceğiz. Yemek sonrası hemen yakınımızdaki küçük bir tren istasyonundan yine ilginç bir yere hareket ediyoruz. Bambu ormanı!

 

Trenle Arashiyama bölgesine geldikten sonraki başlangıç noktamız Tenryu-ji tapınağı. Ortasındaki gölette renkli balıkların yüzdüğü bu tapınak da Zen Budizmine ait. Tapınağın çıkış kapısı bambu ormanlarına bağlanıyor. Dikkat şu andan itibaren aşırı fotojenik bir bölgeye girmiş bulunmaktayız. Bambu ağaçlarının arasından süzülen güneş güçlükle yolu aydınlatırken bambuların birbirine vurarak çıkardığı seslerin eşliğinde ormanın sonuna kadar yürüyüp pek artistik fotoğraflar çekebiliriz. Yorgunluğumuzu Katsura nehrinin kıyısında Kyoto içeceği ile atmak bizce iyi fikir. Gün batımında otelimize doğru hareket edip akşam yemeğimiz sonrası dinlenmek için otelimize geçebiliriz. Geceleme yine Kyoto'da.

  

8. gün: Kyoto: Fushimi Inari Tapınağı, Ginkaku-ji Tapınağı, Eikando Bahçesi, Kimono ile Çay Seremonisi, Geyşa Dansı

 

1280xfushimi inari

 

Hazır olun bugün yine çok ilginç deneyimler yaşıyoruz. Japonya'da en çok ziyaret edilen nokta Fushimi Inari tapınağı ile başlıyoruz güne. Tabi boşuna böyle bir ünvana sahip değil. Dağın eteklerinde başlayıp zirvesine kadar devam eden torii kapılarının kilometrelerce uzandığı bir Şinto tapınağındayız. Görünce nasıl, niçin gibi 5N1K soruları sorabilirsiniz kendinize. Normalde Şinto tapınaklarında bu kapılardan birkaç tane bulunuyor ancak bu tapınakta binlercesi var ve hepsi arka arkaya dizildiği için uzun bir koridor oluşturuyor. Birkaç saatimizi burada geçirdikten sonra şehrin diğer yakasına geçip filozofun yolu isimli bir patikayı yürüyeceğiz. Bir dereyi takip eden dar bir yol, yol üzerinde onlarca tapınak ve bahçe bulunuyor. Buradaki tapınaklardan en özeli Ginkaku-ji ile başlayıp Eikando bahçesi ile parkuru sonlandıracağız. Bu patika üzerindeki tapınakları ve bahçeleri gördükten sonra "Japonya süpermiş ya" gibi cümleler kurup zirvedeyken bırakmak isteyebilirsiniz ama hayır, Japonya bitmedi henüz.

 

Çay sever iseniz sıradaki deneyim tam size göre. Ama bu çay bildiğimiz çay değil Japon yeşil çayının bir çeşiti olan "matcha". Matcha içmek öyle sıradan bir iş değil Japonlar için. Bir seremoni eşliğinde sunulup içiliyor bu geleneğe de çay seremonisi deniliyor. Çayı hazırlamak, sunmak ve içmek sıkı kurallara tabi. Bir çay seremonisine katılacağız ama öncesinde kimonolarımızı giymemiz gerekiyor. Ama şimdiden uyaralım kimono giymenin de bazı kuralları var. Kurallar ülkesine hoşgeldiniz. 

 

Çay seremonisi sonrası akşam saatlerinde özel bir gösteri, geyşa dansı var. Geyşalar geçmişten gelen bir gelenek ile müzik aleti çalıp dans eden ve misafirlerini eğlendiren sanatçılar. Gion bölgesinde katılacağımız bu geyşa dans gösterisi sonrası hem geyşalar hem de Japon gösteri sanatları hakkında bir fikrimiz oluşacak. Geceyi yine Kyoto'da geçireceğiz.

  

9. gün: Osaka: Osaka Kalesi, Dotonbori, Kapsül Otel

 

Kyoto çok güzel ama farklı bir şehre hareket etme vakti bugün. Osaka büyük bir şehir ancak burayı diğer şehirlerden farklı yapan kesinlikle insanları. Osakalılar çok konuşkan, esprili ve sıcakkanlı insanlar. Konuştukları Japonca'nın şivesi bile diğer bölgelerden çok farklı. 

 

Bu güzel insanların şehrindeki ilk noktamız Osaka kalesi olacak. Japonya Edo dönemlerindeyken küçük yönetimlere bölünmüştü. Bu yerel yönetimleri Avrupa'daki derebeylikler gibi düşünebilirsiniz. Edo döneminde bölge saray diyebileceğimiz kalelerden yönetiliyordu. Kalelerden birçoğu günümüze kadar ulaşamasa da Osaka kalesi sapasağlam ayakta. Kaleyi gezdikten sonra Osaka şehir merkezinin kalbi Dotonbori'ye hareket edip Glico Adam'a selam vereceğiz. Glico aslında ışıklı bir reklam tabelası ancak Osaka'nın ve hatta Japonya'nın simgesi olmuş. Kendisi tam 1935 yılından bu yana ayakta duruyor yani artık tarihi bir değeri var Glico'nun. Dotonbori'de İzakaya restoranında bir akşam yemeği ile günümüzü  sonlandıracağız. İzakaya restoranları geleneksel restoranlar ve bu tür restoranlarda Japon mutfağına ait birçok yemek ve içecek sunuluyor. 

 

Son konaklamamız için özel bir deneyim seçtik. Biliyorsunuz Japonya'da kapsül oteller bulunuyor. Bu otellerde odalar yalnızca 1 kişinin sığabileceği büyüklükte bir kabin şeklinde tasarlanıyor. Son geceyi geçireceğimiz otel özel tasarlanmış futuristik bir kapsül otel. Bu güzel deneyimle birlikte Japonya gezimizin de sonuna gelmiş olacağız.   

  

10. gün: İstanbul'a Dönüş

 

Sabah saatlerinde İstanbul'a hareket edecek olan uçakta yerimizi alıp ve akşam saatlerinde İstanbul'a inmiş olacağız.  

 

btm ltd tursab logo

Uçuş

flight

Rota

 

İstanbul'dan Kore Hava Yolları ile Güney Kore aktarmalı Japonya'nın başkenti Tokyo şehrine uçacağız ve #BaşkaTürlüJaponya maceramızın başlangıç noktası burası olacak. Dönüş uçuşumuz ise Osaka şehrinden. Tokyo'ya indikten sonra aracımız bizi karşılayacak ve bu noktadan sonra özel aracımız ile ulaşımı sağlayacağız. Fuji dağından Kyoto'ya giderken Şinkansen adı verilen hızlı tren yolculuğu yapacağız. Japonya içindeki rotamız aşağıdaki gibi olacak. 

 rota2v2
 


 

 

Program

 

Seyahatten 1 hafta önce 25 Mayıs Cumartesi günü İstanbul Galata'da Başka Türlü Macera seyahat merkezinde tanışmak için toplanacağız. Bu toplantıda kısa bir Japonca dersimiz de olacak. 

 

program

* Programımızın şartlar doğrultusunda değişebileceğini belirtelim. 

 

Konaklama

 

Bizim için konaklama yalnızca geceyi geçireceğimiz bir oda değil başlı başına bir deneyim. Bu yüzden kalacağımız yerleri özenle seçiyoruz. Beş yıldızlı oteller yerine daha özel ve butik otelleri tercih ediyoruz. Aşağıda isimlerini verdiğimiz otellerin booking.com puanlarını ve fotoğraflarını detaylı inceleyebilirsiniz.

 

oteller 

* Otellerimizin şartlar doğrultusunda değişebileceğini belirtelim. 

 

Yemek

yemek

Vize

vize

Deneyimler

 

#BaşkaTürlüMacera deneyim odaklı seyahatler düzenler. #BaşkaTürlüJaponya'da bizi bekleyen deneyimlere bir bakalım;

 

deneyimler

Ücret

 

ucret

odemeplani

 

taksit

btm ltd tursab logo

Kaydol

Bu geziye katılmak için lütfen aşağıdaki formdan bilgilerinizi giriniz. Gezi kontenjanı 15 kişi bu yüzden ilk 15 kişi geziyi satın aldıktan sonra gezi kayıtlarını kapatıyoruz.

 
btm ltd tursab logo

Hatırlatmalar

 
hatırlatmalar

İptal ve İade

 

İptal ve İadeler konusunda Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği'ne bağlı bir şekilde hazırlanan Satış Sözleşmesine uymakla yükümlüyüz.

 

Bize yazılı olarak bildirmek kaydıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilirsiniz.

 

1. Seyahatin başlamasından en az 30 gün önce yapılan iptal bildirimlerinde, ödenmesi zorunlu vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülüklerden doğan masraflar hariç olmak üzere, herhangi bir kesinti yapılmaksızın ödemiş olduğunuz bedeli size 14 gün içerisinde iade ediyoruz.

 

2. Seyahatin başlangıcına 30 günden az kalan iptal taleplerini maalesef kabul edemiyoruz. Böyle bir durumda tur bedelinin tamamını sizden alıyoruz ancak elinizde olmayan sebeplerden (bunlara mücbir sebepler deniliyor) dolayı seyahati iptal etmek durumunda kaldıysanız, yapmış olduğunuz ödemenin iadesi için adınıza yaptırdığımız Güvence Paketi'ne başvurup sigorta aracılığıyla iade başvurusunda bulunabilirsiniz. Sigorta şirketi başvurunuzu inceleyecek ve size bu konuda geri dönüş yapacaktır.

 

Size göndereceğimiz satış sözleşmesinde bu konular hakkında daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.